SUÇLAR: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun kabulü üzerine mahkumiyet kararlarının kaldırılarak, sanıkların beraatlerine dair karar

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.

2. Fethiye 3.Asliye Ceza Mahkemesi, 15.04.2018 tarihli kararı ile "Eylemin TCK'nin 158/1-(l) maddesi kapsamında bulunup bulunmadığına ilişkin delil takdiri ve yargılama yapma görevinin yüksek dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu" gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir.

3. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarih, 2018/209 Esas, 2018/387 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle, 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Verilen karar ile ilgili sanıklar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli, 2019/732 Esas, 2020/1420 Karar sayılı kararı ile, sanıkların istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile, atılı suçtan beraatlerine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının Temyiz Sebepleri

Eylemi sabit olan sanık hakkında beraat kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Dava konusu olay, 0212 *** ** 30 numaralı hattan aranan katılana, "Öncesinde sağlık sigortası yaptırdığı, yenilenmesini isteyip istemediği, istemez ise iptal edileceği" söylenerek kredi kartı bilgilerinin alındığı ve akabinde bu bilgiler kullanılarak karttan harcama yapıldığı iddiasına ilişikindir.

2. Katılanın Garanti Bankası 4824 **** **** 9029 numaralı kredi kartından olay tarihinde IDEAKTIF isimli iş yerinin sanal pos cihazı kullanılarak 1.002,57 TL para çekildiğine dair hesap özeti dökümü ve banka yazıları dosyada mevcuttur.

3. İdeaktif isimli iş yerinin Moldova ülke bankasına ait olması nedeniyle IP bilgilerinin tespit edilemediği bildirilmiştir.

4. Katılanı arayan 0212 *** ** 30 numaralı hattın sanık ... adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.

5. Sanık ...'ın, sanık ...'a, ilk olarak, 13.01.2014 tarihinde, kendisini resmi kurumlarda temsil etmesi ve adına işlemler yapması için Beyoğlu 55. Noterliğinin 03505 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile yetki verdiği, daha sonra, 06.05.2014 tarihinde, iş yerindeki faaliyetleri ile ilgili adına hat başvuruları yapma ve alma konusunda Gaziantep 7. Noterliğinin 10402 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile yetki verdiği, 24.11.2014 tarihinde ise ikinci vekaletnameyi iptal ettirdiği görülmüştür.

6. Sanık ... kollukta alınan ifadesinde "Diğer sanığın kendisini ortak iş yapmak, çağrı merkezi işletmek" konusunda ikna ettiğini belirtmiş ve sanığın 17.01.2014 itibariyle Mecidiyeköy Vergi Dairesi mükkelefi olduğuna dair vergi levhası dosyaya sunulmuştur.

7. Sanık ...'ın adli sicil kaydında benzer suçtan almış olduğu cezalara ilişkin dava dosyaları ve sanık ... tarafından sunulan belgeler incelendiğinde, o dosyalarda tanık olarak dinlenen M.U. ve T.M.'nin anlatımlarında "Şirket yetkilisinin sanık ... olduğunu, Duran'ın ise muhasebede çalıştığını" beyan ettikleri görülmüştür.

8. Sanık ... tarafından katılanın zararının 20.12.2018 tarihinde giderildiği, PTT ödeme makbuzu ile sabittir.

Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde, 0212 *** ** 30 numaralı hattan aranan katılana, "Öncesinde sağlık sigortası yaptırdığı, yenilenmesini isteyip istemediği, istemez ise iptal edileceği" söylenerek, Garanti Bankası 4824 **** **** 9029 numaralı kredi kartı bilgilerinin alındığı, akabinde bu bilgiler kullanılarak, yabancı ülke menşeli IDEAKTIF isimli iş yerine ait sanal pos cihazından 1.002,57 TL harcama yapıldığı, arayan numaranın sanık ... adına kayıtlı olduğu ve çağrı merkezi tarafından kullanıldığı sabittir.
Çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği açıktır.
Sanıklar savunmalarında, her ne kadar şirket yetkilisi olarak birbirlerini suçlamış iseler de; sanık ...'ın savunması doğrultunda, diğer sanığı vekaletname ile yetkilendirmek suretiyle, adına şirket kurulmasına izin vermesi ancak bu şirketin faaliyetlerini takip etmemesi, ticari hayatın olağan koşulları içerisinde mümkün olmadığı gibi, sanık ...'ın adli sicil kaydında benzer suçtan almış olduğu cezalara ilişkin dava dosyaları ve sanık ... tarafından sunulan belgeler incelendiğinde, o dosyalarda tanık olarak dinlenen M.U. ve T.M.'nin anlatımlarında "Şirket yetkilisinin sanık ... olduğunu, Duran'ın ise muhasebede çalıştığını" beyan ettiklerinin görüldüğü, aynı şekilde sanık ...'ın da, sanık ... tarafından tüm işlemlerde genel yetkili kişi olarak tayin edilmesi karşısında, şirketin basit bir çalışanı olarak değerlendirilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanıkların benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları içeriğinden de, bahsettikleri şirketin, kişilerden kart bilgilerini hile alarak rıza dışı kullanmak suretiyle faaliyet sürdürdüğü ve sanıkların bu durumu bilerek, aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri anlaşılmıştır.
Bu bağlamda, Bölge Adliye Mahkemesinin, sanıkların eylemini sabit görerek mahkûmiyetlerine karar veren ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi gerekirken, hükmü kaldırarak sanıkların beraatine karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli, 2019/732 Esas, 2020/1420 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.