Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bulancak Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2017/493 Esas, 2018/456 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2019/2446 Esas, 2021/668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak atılı suçtan 5 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın mağdureye cinsel anlamda zarar vermediği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının yerinde olmadığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı ve eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay; sanık ile mağdurenin öncesinde arkadaşlık olup ardından ayrıldıkları, ancak sanığın mağdureyi kaçırmak niyetinde olduğu, bu durumu diğer temyiz dışı sanıklara anlattığı, olay günü araçla mağdurenin evinin önüne gittikleri, temyiz dışı sanık ... ve Salih'in araçtan inerek ellerinde telsiz, dosya ve laptopla kapıyı çaldıkları, mağdurenin kardeşi tanık M.D'nin kapıyı açtığı, kendilerini polis olarak tanıttıkları, mağdurenin evde olmadığı ancak daha sonra eve geldiği, temyiz dışı sanık ...'in elindeki dosyayı mağdureye gösterdiği, Bayburt ilinde okuduğu dönemde kaldığı yurdun FETÖ ile irtibatlı olması nedeniyle hakkında bir soruşturma yürütüldüğünün söz konusu evrakta belirtildiğini gören mağdure kendisine ait bilgilerin olduğunu anlayınca temyiz dışı sanıkların emniyetten geldiklerine inanarak araca bindiği, araçta bekleyen sanık ...'ın sevenleri buluşturduk gibi sözler söylemesi ve araçta sanık ...'i fark etmesi üzerine kaçırıldığını anlayan mağdurenin ağlamaya başladığı, "ben seni sevmiyorum" diyerek bırakmasını istediği, sanık ...'in dayısının evine gelince mağdure ve sanık ...'in araçtan indiği, temyiz dışı sanıkların yola devam ettiği, sanık ve mağdurenin eve girdiği, sanığın evin kapısını kilitlediği, ardından mağdurenin ailesinden bazı kişilerin aracı tanıyıp Emniyet'e ait olmadığını anlayarak Jandarma'ya haber verdikleri iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında suçun sübutunun kabulü ile atılı suçtan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan 5 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

1. Sanığın ikrarı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, temyiz dışı sanıkların ifadeleri, tanık beyanları, olay yeri tespit tutanağı ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafiinin eksik inceleme yapıldığına, sanığın mağdureye cinsel anlamda zararı dokunmadığına ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2019/2446 Esas, 2021/668 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bulancak Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.