İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 kararı ile sanık hakkında, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Karara karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, sanığın twitter üzerinden "nasıl, kripto ermeni p.çleri, sizlere yeterince tanıdık geldi mi, hatırlarsanız D... B... denilen kripto p.çini Genel Merkezin çatısından aşağıya çöp poşeti gibi atarsa hiç kimseye sürpriz olmasın, az kaldı." yine paylaşımın birinde B....Y....'ın fotoğrafını paylaşarak ve .... Partiye oy verenleri kastederek "koyunlar bildiğiniz gibi mee" yine "... hırsızlar, 16 yıldır akılları neredeydi, bunlar her kesimin kılığına giren süzme o.ç'dir" şeklinde paylaşımlarda bulunarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. İlk Derece Mahkemesince, sanığın yapmış olduğu paylaşımlarla ülkemizde yaşayan farklı siyasi düşüncedeki kişileri birbiri aleyhine açıkça kin ve düşmanlığa tahrik ettiği, gerekçesiyle, üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmayarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve kamu düzenini, toplum huzurunu/barışını himaye eden, esas itibariyle nefret söylemini sınırlandırmayı hedefleyen halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek suçu; halkı, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik edilmesini cezalandırmaktadır.
2. Somut olayda; sanığın, twitter adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden yaptığı ..", hatırlarsanız D.B. denilen kripto p.çini Genel Merkezin çatısından aşağıya çöp poşeti gibi atarsa hiç kimseye sürpriz olmasın, az kaldı", şeklindeki ifadelerin D.B.'nin şahsına yönelik sövme niteliğinde olup şikayet konusu olmadığı, ... Partiye oy verenleri kastederek "koyunlar bildiğiniz gibi mee" yine '' ... hırsızlar, 16 yıldır akılları neredeydi, bunlar her kesimin kılığına giren süzme o.ç'dir" şeklinde paylaşımların ise; siyasi partiye yöneldiği, siyasi partinin sosyal sınıf olmadığı bu nedenle madde metninde belirtilen "halkın sosyal sınıf veya bölge bakımından farklı bir kesimi" içerisinde kabul edilemeyeceği bu haliyle suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.