Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/645 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; gerekçeli kararda suç tarihi olarak 13.03.2015 yazmasına karşın deliller başlığı altında 14.02.2015 tarihli tutanaktan bahsedilerek çelişkiye neden olunması, sanığın hangi tarihli fiil nedeniyle cezalandırıldığının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kararda gösterilmesinin gerektiği ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

1.Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile ...Caddesinde Polis ekiplerince kimlik kontrolü nedeni ile durdurulduğu, sanığın kendi fotoğrafına havi ancak ...a ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, hakkında arama kararları olduğu için sahte sürücü belgesini yaptırdığını beyan etmiştir.
3. ...Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü uzmanlık raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulduğu, belgenin aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.

4. Mahkemece adli emanetin 2015/963 sırasına kayıtlı belgenin getirtildiği özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği belgenin aldatıcılık niteliğine haiz olduğu gözlemlenmiştir.

5. Tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/645 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.