Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/874 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi gerekçesizdir.
1. Cezaevi firarisi olan sanığın kolluk kuvvetlerince yakalandığında ibraz ettiği sürücü belgesinin sahte olduğu tespit edilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır.
2. Sanık suçu işlediğini ikrar etmiş, ancak hiç bir yerde kullanmadığını savunmuştur.
3. ... Kriminal Polis Laboratuvarının 04.09.2015 tarihli uzmanlık raporu dosya arasındadır.
4. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. Sahtecilik suçlarında belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığını değerlendirme görevinin hakime ait olduğu, Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, dosyada aslı bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; düzenlemedeki şekil şartlarına uygun olduğu, sahteliğin ilk bakışta anlaşılamadığı ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/86 esas 2011/339 Karar sayılı ilamının kesinleşme ve yerine getirme tarihlerine göre tekerrüre esas olamayacağı ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/485 Esas, 2009/443 Karar sayılı ve 10.10.2012 kesinleşme ve 31.07.2016 yerine getirme tarihli ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/874 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan " Kırşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/86 esas 2011/339 karar sayılı ilamı ile 600 TL para cezasının" ibaresi çıkartılarak yerine " Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/485 Esas, 2009/443 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususununda infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2014 tarihinde karar verildi.