Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/882 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
1.Olay tarihinde, başka bir suçtan yapılan operasyon sırasında yakalanan sanığın, üzerinde kendi fotoğrafını havi ancak ...'e ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte sürücü belgesinin çıktığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, başka suçtan araması bulunduğundan yakalanmamak için tanımadığı birine suça konu belgeyi yaptırdığını beyan etmiştir.
3.... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda, suça konu sürücü belgesinin renkli fotokopi veya bilgisayar ortamında renkli yazıcı yardımıyla tümden sahte olarak elde olunduğu sonucuna varıldığının ve belgenin aldatma niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.
4.Mahkemece adli emanetin 2012/9099 sırasında kayıtlı sürücü belgenin getirtildiği, özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği, belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olduğu gözlemlenmiştir.
5. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/882 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.