Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında ... ili ... Köyü 102 ada 65,103 ada 1,2 ve 104 ada 27 parsel ... taşınmazlar davalı oldukları gerekçesiyle malik ve vasıf haneleri boş olarak tespit edilmiştir.

Davacı ... İdaresi kısmî ilân süresi içerisinde verdiği dava dilekçesi ile çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmasına rağmen 101 ada 1 parsel ve 102 ada 1 parsel ... orman vasfındaki taşınmazların dışında orman sayılmayan alanda tespit edildiklerini belirterek taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescilini talep etmiştir

Mahkemece davacının davasının kabulü ile; ... ili ... Köyü, 102 ada 65,103 ada 1,2,104 ada 27 parsel ... taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.09.2018 tarihli ve 2018/1024 Esas ve 2018/5437 Karar ... kararıyla "taşınmazın eski tarihli belgelerdeki durumu incelenerek orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının belirlenmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacının davasının reddine, malik hanesi ve niteliği boş bırakılan davalı ... ili ... Köyü 102 ada 65 parsel, 103 ada 1 ve 2 parsel ile 104 ada 27 parselin kadastro tespiti ve tapu kaydının iptaline, kadastro tutanağındaki yüzölçümü ve tarla vasfı ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacı ... İdaresinin 103 ada 1,102 ada 65 ve 104 ada 27 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden,

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresinin 103 ada 1,102 ada 65 ve 104 ada 27 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına,

2. Davacı ... İdaresinin 103 ada 2 parsel ... taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Çekişmeli 103 ada 2 parsel ... taşınmazın komşusu olan 103 ada 3 parsel ... taşınmazın hükmen orman olması sebebiyle dört yönünün orman vasfındaki taşınmaz ile çevrili olduğu anlaşılmış olup, bu nedenle dava konusu taşınmazın 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde "orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların" orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılması da hukuken mümkün değildir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde; çekişmeli 103 ada 2 parsel ... taşınmaz 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında bulunduğundan davacı ... İdaresinin davasının kabulü ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

1.Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 103 ada 1,102 ada 65 ve 104 ada 27 parsel ... taşınmazlar yönünden ONANMASINA,

2. Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 103 ada 2 parsel ... taşınmaza yönelik olarak BOZULMASINA,1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.