B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli 2015/25Esas, 2015/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi tayin edilmesine karar verilmiş, Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli 2015/25 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararına katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.02.2019 tarihli 2017/6426 Esas, 2019/13715 Karar sayılı kararı ile; “mağdurun ölümü ile bahse konu kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için tedavi gördüğü hastanedeki hasta dosyasının da dahil edilerek dosyanın İstanbul Adlî Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın asli ve tam kusurlu olduğu olayda sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nefasete uygun bir ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, asgari hadden ceza tayini" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; yasa ve usule aykırı kararın temyizine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.01.2015 günü 20: 20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki 34 KC 1188 plaka sayılı kamyonu ile Gümüşhane istikametinden Trabzon ili istikametine seyir halinde iken Eyüpoğlu tesislerini 1 km geçince tanık beyanına göre aracından duman çıkardığı ve araçtan balata kokusu geldiği, sanığın hızını yavaşlatamayıp virajı içten aldığı, karşı yönden gelen araçların şeridine girdiği ve karşıdan ... gelince ani manevra yapıp direksiyon hakimiyetini kaybettiği, aracın yolun sağ banket kısmına devrildiği, araçta bulunan mağdur ...'ın ... dışına fırlayıp yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede yaklaşık 1 ay sonra ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b maddesinde ifade edilen araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (d-e) numaralı paragraflarının çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.