Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı/Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı/karşı davalı vekili, davacının davalı şirkette 21/11/2000-26/08/2002 ve 05/09/2002-15/08/2012 tarihleri arasında uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, aylık asgari ücret seviyesinde sabit ücret + yaptığı her yurt dışı seferi ve parsiyel için ücret aldığını, İstanbul'dan hava yolu ile İtalya'ya gidip orada 30-50 gün kaldığını, Trieste Limanı ile Avrupa ülkeleri arasında ayda ortalama 4 sefer yaptığını ve sefer başına 375 Euro ücret aldığını, sefer ücretleri yanında ayda ortalama 8 parsiyel yaptığını ve parsiyel başına 20 Euro aldığını, sefer ücretinin 2011 yılı başından itibaren 200 Euro ve km başına 5 cent olarak değiştirildiğini, ayda ortalama 4 sefer ve 10.000 km yaptığını, bu uygulama ile sefer başına alınan ücretin 50 Euro düşürüldüğünü, sefer başına aldığı ücretin düşürülmesine rızası ve onayı olmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı halde ücretinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinleri kullandırılmadığı ve ücreti ödenmediği halde işten çıkarma tehdidi ile boş yıllık izin defterine imza attırıldığını, birinci çalışma dönemine ait iş akdini emeklilik nedeniyle feshettiğini, bu döneme ait kıdem tazminatının sefer ücretleri nazara alınmaksızın asgari ücret üzerinden hesaplanarak ödendiğini, ikinci dönem çalışmasını ise sefer ücretlerinin indirilmesi, bayram genel tatil günleri ücretlerinin ödenmemesi ve ücretli izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle sonlandırdığını iddia ederek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, sefer primi ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini, teminat senedinin iade yada iptalini istemiştir.
B) Davalı/Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı/karşı davacı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 24/11/2000-26/08/2002 tarihleri arasındaki birinci dönem çalışmasını istifa ederek sonlandırdığını, buna rağmen davacıya 26/02/2003 tarihinde 441,75 TL kıdem tazminatı ödendiğini, davacının 26/02/2003 günlü ibraname ile müvekkili şirketi ibra ettiğini, ibranameden de anlaşılacağı üzere bu döneme ait tüm alacaklarının davacıya ödendiğini, davacının ikinci dönemde 05/09/2002-15/08/2012 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştığını ve istifa ederek işten kendi isteği ile ayrıldığını, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının asgari ücretle çalıştığını, yurt dışı seferine gittiğinde yapılan ödemenin ücrete dahil bir meblağ olmadığını, aracın ve şoförün yol giderlerini karşılamak üzere verildiğini, sefer primi ödemesinin olmadığını, müvekkili şirkette bayram ve genel tatillerde mesai yapılmadığını, davacının çalıştığı sürede bütün izinlerini kullandığını, müvekkili şirkette işçilerden işe girişte açık senet alınması uygulaması bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Karşı davasında ise, davacının ikinci dönem çalışmasını bildirimde bulunmadan kendi isteğiyle istifa ederek sonlandırdığını ve bildirim süresinde de çalışmadığını iddia ederek, ihbar tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı/karşı davacı vekili tarafından dosya içerisine davacı/karşı davalı imzalı yıllık ücretli izin defterinin ibraz edildiği ve bu belgeye itibarla yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı/karşı davalı işçinin izin defterinde izinde olduğu gösterilen sürelerden bir kısmında yurt dışında olduğu dosyadaki yurda giriş-çıkış kayıtlarından anlaşılmakta olup, davacının yurt dışında olduğu tespit edilen dönemlerde izin kullanmadığının kabulu gerekirken bu dönemlerde de izinli olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edilmesi hatalıdır.
3-Karşı dava yönünden, davalı/karşı davacının reddedilen ihbar tazminatı talebi miktarı 1.000,00 TL olup, davacı/karşı davalı lehine hükmedilecek ücreti vekaletin karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi 2. fıkrası gereğince bu miktarı geçemeyeceğinin gözetilmemesi sonucunda davacı/karşı davalı lehine 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 11/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.