Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı/Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, davacının davalı işyerinde 07.06.2006-03.06.2014 tarihleri arasında uluslararası tır sürücüsü olarak çalıştığını, ücretinin aylık asgari ücret + sefer başına 500-550 EURO harcırah şeklinde olup, ayda ortalama 1,5 yurtdışı seferi yaptığını, işe girdiği tarihten itibaren bir aylık ücretinin devamlı içeride tutularak ödenmediğini, Mayıs ayı ile Haziran ayı 3 günlük ücretinin asgari ücret kısmının ödenmediğini, asgari ücretlerin önceleri ayın 5. günü ödenirken son dönemlerde 10-15 gün geciktiğini, müvekkilinin seferlere denk gelen tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin bir kısmını kullanamadığını ve bunların karşılığı ücret de ödenmediğini, işyerinde bazı şoförlere daha çok sefer yaptırılarak daha çok gelir elde etmelerinin sağlandığını, iş dağıtımının adaletli yapılmadığını, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden değil asgari ücret üzerinden yatırıldığını, işe girerken kendisinden 5.000,00 EURO bedelli teminat senedi alındığını, iş akdinin müvekkilince yukarıda belirtilen sebeplerle haklı olarak feshedildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, teminat senedinin iade yada iptali, ücret alacağı ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı/Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, iş akdinin davacı tarafça feshedildiğini ancak haklı nedenle iş akdinin feshini gerektirecek bir durum olmadığını, davacının 04-07-09 Haziran 2014 tarihlerinde devamsızlık yaptığını, devamsızlık nedeniyle tutanak tutulduğunu, davacının ihtarnamesinin 09.06.2014 tarihinde tebellüğ edildiğini, ihtarnamedeki iddiaların gerçek dışı olması sebebiyle iş akdini feshinin istifa olarak değerlendirildiğini, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, ek ücret niteliğinde ödeme yapılmadığını, seferler sırasında verilen bedellerin işin aksamaması için verilen tamamı harcanmadığında iade edilmesi gereken avans niteliğinde bedeller olduğunu, bu bedellerin ücret olarak kabul edilemeyeceğini, davacının çalıştığı dönemde adına tahakkuk eden tüm yıllık izinlerini kullandığını, bu durumun izin belgeleri ile sabit olduğunu, davacının ücret alacağı olmadığını, tüm ücretlerinin banka aracılığı ile ödendiğini, teminat senedi iddiasının hayal mahsulü olduğunu, davalı işyerinin çalışanlardan senet almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Karşı davasında ise, davacı ihbar sürelerine uymadan iş akdini sona erdirdiğinden 8 haftalık ihbar süresine karşılık ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini, davacının 1.052,15 Litre (1.409,90 EURO) fazladan mazot harcamış olması ve üzerinde zimmetli 812,10 EURO'yu faturalandırmadan fazladan harcamış olması sebebiyle 27.02.2014 tarihinde savunma vermesinin istendiğini, bu tarihli savunmasında davacının borçlu olduğunu kabul ettiğini ve ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının toplam 2.222 EURO borcundan bakiye 953 EURO'yu ödemediği gibi şirketten avans olarak aldığı 2.000,00 TL avanstan bakiyesi 1.112,96 TL ve davacının cari hesabına göre 632,00 litre yakıt açığına karşılık gelen 847 EURO ve yine avanstan bakiye 169 EURO ödenmemiş olmakla şirkete toplam 1.112,96 TL ve 1969 EURO borçlu olduğunu iddia ederek, ihbar tazminatı ile avans ve mazot sarfiyatı kaynaklı alacaklarının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta, davacının dava dilekçesi ile teminat senedinin iadesi yada iptali talebinde bulunmasına rağmen bu talebi ile ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması HMK'nun 297. maddesine aykırıdır.
3-Davacı 03.06.2014 tarihli fesih ihtarnamesi ile ödenmeyen yıllık izin ücretlerinin de 3 gün içinde ödenmesini davalı işverenden talep etmiş, ihtar 09.06.2014 tarihinde tebliğ edildiğinden 12.09.2014 tarihi itibariyle davalı temerrüte düşmüştür. Temerrüt ihtarı ve talep dikkate alınarak yıllık izin alacağına temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava-ıslah ayrımı yapılarak faiz yürütülmesi hatalı olmuştur.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.