Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/590 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık ve müdafinin temyiz istekleri; sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu, sanığın beyanı ile sahte belge ve ilgili rapor arasında çelişki olduğundan bu konuda ATK'dan rapor alınması ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

1. Olay tarihinde ... otoban bağlantı yolunda çalıntı 34 ... 77 plakalı aracın durdurulduğu, aracın sürücü koltuğunda oturan sanığın kendi fotoğrafını havi ancak kardeşi ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz etttği, araçta yapılan aramada; bir çift ... ve... ibareli sahte plakanın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında, hakkında daha önce kesinleşmiş cezaları olduğu için suça konu kimliği kullandığını beyan etmiştir.

3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.12.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanın hakiki olduğu, üzerinde herhangi bir tahrifat bulgusuna rastlanmadığı, suça konu plakaların ise sahte olduğu, soğuk mühür izlerinin bulunmadığı ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.

4. Mahkemece emaneten suça konu nüfus cüzdanını getirtildiği özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği, belgenin soğuk mühür izini ihtiva ettiği ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edildiği, emanet getirtilen suça konu plakaların sahteliğinin anlaşılır olduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olmadığı gözlemlenmiştir.

5. Tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/590 Esas, 2016/71 karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.