Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan 17.11.2020 tarihli hükmün ve 17.12.2020 tarihli ek kararın karar tarihleri itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın temyiz sebebi hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 30.04.2012 günü kolluk görevlilerince ... isimli iş
yerinde kaçak sigara satıldığı bilgisi alınması üzerine iş yerine intikal edildiği, giriş kapısının iç tarafında tezgahta sigaralar olduğunun görüldüğü, tezgahın başında bulunan ve kendisinin tezgahın sahibi olduğunu beyan eden sanık ...'ın rızası ile teslim etmesi üzerine 12 farklı marka 47 adet gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sanık ...'ın bozma öncesi tüm aşamalarda; sigaraları iş yerine müşteri olarak gelen bir şahsın bıraktığını, sigaraların tezgahta olmadığını ve kendisinin de sigara satışını yapmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılan sıfatı alması mümkün olmayan Gümrük İdaresi'nin hükmü temyiz etme hakkı da bulunmadığından, temyiz isteğinin reddine dair 17.12.2020 tarihli ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamı içerisinde bulunduğu cihetle, anılan Kanunlar somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, suç tarihinde yürürlükte olan ancak uygulama yeri bulunmayan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre temel ceza tayin edilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu hususta tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
2.17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında sanığın üzerine atılı suçun üst sınırı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca değerlendirme yapılamayacağı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin
sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle 17.12.2020 tarihli ek kararda şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.
(KD)
KARŞI DÜŞÜNCE
Sayın daire çoğunluğu ile uyuşmazlığımız sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkindir.
Suç tarihi ve satışa arz edilen kaçak eşyanın niteliği gereği sanığın eylemin 4733 sayılı Kanun 8/4. madde kapsamında kaldığı lehe kanun karşılaşmasının bu kanun maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte olan 6545,7242,7423 sayılı kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5-3/10- son, 3/23, 5/2 maddelerinin somut olaya ayrı ayrı tatbik suretiyle belirlenmesi gerekirken suç tarihinde yürürlükte olmayan 5607 sayılı Kanun 3/5. maddesinin esas alınması hukuka aykırı olmakla yerel mahkeme kararının sanığın cezada kazanılmış hakkı saklı kalmak suretiyle bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğu onanama kararına iştirak edilmemiştir.