SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik,resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

HÜKÜMLER: Beraat

Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, bozma öncesi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, Yargıtay bozma ilamı ile bu kararın itiraz merciince incelenmesi için iade edildiği, bozma sonrası Mahkemece bu suçtan verilen beraat kararının hukuki değerden yoksun olduğu,
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2012 tarihli ve 2010/332 Esas, 2012/112 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası e bendi, 168 inci maddesinini ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 560 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir.

2.Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2012 tarihli ve 2010/332 Esas, 2012/112 Karar sayılı kararının sanık ... ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2016 tarihli ve 2013/21519 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının incelenmeksizin iadesine sanık ... hakkında kurulan hükümler ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine, Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2016/49 Esas, 2017/173 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı beraatine, sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir.

Katlan vekili, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, sanık ...'in arazilerde pamuk ekimi yapılmadığı halde bu arazilere pamuk ekimi yapılmış gibi eşi sanık ... adına birtakım belgeler hazırlayıp ...lçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne verdiğini, bu nedenle sanıkların ayrı ayrı beraatleri yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğu beyanı ile hükümleri bozulması istemi ile temyiz etmiştir.

1. ...lçe merkezi ve merkeze bağlı köy ve kasabalarda çiftçilikle uğraşan bazı kişilerin 2009 yılına ait üretim sezonunda çiftçi kayıt sistemine müracaat ederek kendileri tarafından kullanılan çiftçi kayıt sistemine kayıtlı arazilerine pamuk ekmedikleri halde pamuk ektiklerini beyan edip haksız menfaat temin etmeye çalıştıklarının öğrenilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, sanık ...'in ...lçesi ...kasabasındaki 0 ada 31 parsel sayılı arazilerinde yapılan keşif sonucunda 2009 yılı içerisinde pamuk ekimi yapılmadığı tespit edilmiş olup, temyiz dışı sanık ...'in kayınvalidesi sanık ...'in eşi olan ... adına prim almak için ilgili tüm belgeleri hazırlayarak ...'a imzalattıkları, sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, 2009 yılı üretim sezonuna ait çiftçi kayıt sistemine gerçeğe aykırı beyanda bulundukları, buna ilişkin bir takım resmi belgeler hazırlayarak onaylattıkları ve bu belgelerle gerçekte ...'ın arazilerinde pamuk ekilmediği halde ektiğini beyan edip desteklemeden yararlandıkları ve bu suretle kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunmuştur.

2.Sanık ... savunmasında, 7 yıldır kanser hastası olduğunu ve rahatsızlığının iki yıldır ağırlaştığını, kendisine ait tarlalarla damadı Yasin'in ilgilendiğini, evrakı kendisine getirip imzalattırdığını, kendisinin yatması nedeni ile pamuk ekilip ekilmediğini bilmediğini, ancak söz konusu tarlalara ekim yapıldığını düşündüğünü, suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur.

3.Sanık ... savunmasında, sanık ...'in söz konusu olan dosyaları kendisinin yaptırdığını, çiftçiliğini de bir fiil kendisi yaptığını, olayların kendisi ile uzaktan yakından hiçbir alakası olmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

4.Sanık ... savunmasında, iddianamedeki bahsi geçen tarihlerde tüm dosya işlemlerini eşi ...'in ve kendisinin yaptığını, ancak hiç bir şekilde belgede sahtecilik yapmadıklarını, hiç bir kurum ve kuruluşu dolandırma kastıyla harekette bulunmadıklarını, çiftçilik işi ile uğraştığını ve toprakları ekip biçtiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

5. Sanık ... adına 673,57 TL mazot desteklemesi yapıldığı, ödeme belgelerinden sağlanan menfaatin yargılama sırasında kuruma iade edildiği anlaşılmıştır.

A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde (1) numaralı paragrafta belirtilen gerekçe dikkate alındığında Mahkemece sanık ... hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olması nedeniyle dava dosyasının bu yönden incelenmeksizin mahalline iade edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden dava açıldığı ve gerekçeli kararda sehven suç adının resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu olarak yazıldığı tespiti ile yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü ve suç tarihi olan 2010 yılından temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

D. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ...'in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Sanık ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2016/49 Esas, 2017/173 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2016/49 Esas, 2017/173 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2016/49 Esas, 2017/173 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.