Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve katılma yoluyla davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı ... vekili, ...hudutlarında ve ... mevkiinde bulunan, doğusu, batısı, güneyi ve kuzeyi 339 parsel ile çevrili, yaklaşık 10 dekar yüzölçümlü taşınmaz ile aynı mevkiide ve doğusu tapulama harici 3 ve 4 parsel, batısı, güneyi ve kuzeyi 339 parsel ve tapulama harici ile çevrili taşınmazın vekil edeni tarafından tapulama tespitinden sonra 1989-1990 yıllarında imar ihya ederek kültür arazisi haline getirildiğini, 1990 yılından itibaren de nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla tarla haline getirilen taşınmazların müvekkili tarafından ekip biçmek suretiyle tasarruf edildiğini belirtilerek, söz konusu taşınmazların müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuş olup, 26.03.2014 tanzim
(ve 27.03.2014 havale) tarihli dilekçesinde de dava konusu taşınmazların hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur
Dahili davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmalarında taşlık olarak tespit harici bırakılan dava konusu taşınmazların imar ihya ve ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davacı adına tescil talebine ilişkindir.
Somut olayda, hükme esas alınan teknik bilirkişi (...Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi) raporunda, 1955 tarihli hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazlar üzerinde kısmen tarımsal faaliyetin yapılmış olup D harfi ile işaretli kısmın taşlık olarak mevcut olduğu, 1970 tarihli hava fotoğraflarına göre ise, taşınmazda kısmen (ve önceki hava fotoğrafındakinden daha fazla alanda) tarımsal faaliyet yapıldığı, geriye kalan ve raporda D harfi ile gösterilen bölümün taşlık niteliğinde bulunduğu, 1978 tarihli hava fotoğraflarında da, çekişmeli yerlerin D harfi ile işaretli (taşlık vasfında olan) kısım dışında kalan diğer tüm bölümlerinin tarımsal arazi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Hazine vekili, hükmü TMK'nin 713/6. maddesine göre tescil istekleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olmasından dolayı temyiz etmiştir. Gerçekten Hazine vekili 26.03.2014 tarihli dilekçesinde davanın reddini savunurken ayrıca TMK’nin 713/6. maddesi gereğince dava konusu taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmesini de istemiştir. Mahkemece davalı Hazine vekilinin bu isteğinin toplanan deliller karşısında değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken davacı kişinin açtığı dava reddedilirken Hazine vekilinin bu talebi gözden kaçırılarak bu hususta olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 16,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.