Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin gerekçeli karar tebliğinin usulsüz yapılması nedeniyle süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.07.2011 tarihli ve 2010/309 Esas, 2011/453 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,43 üncü ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/2385 Esas, 2015/4133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eksik inceleme ile kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2017 tarihli ve 2015/908 Esas, 2017/1023 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

4. Denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin,
28.04.2022 tarihli ve 2022/159 Esas, 2022/451 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçu işlemediğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1.Sanığın, katılanın imzalamış olduğu,Garanti Bankası / Büsan Şubesine ait suç konusu iki adet çeki hukuka aykırı olarak ele geçirip hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurarak piyasaya sürdüğü, bu suretle atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.

2.Sanık üzerine atılı işlemediğine ilişkin savunmada bulunmuştur.

3.Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; ekspertiz raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek temyize konu hüküm kurulmuştur.

1. Adli emanet memurluğunun 2009/1782 sırasında kayıtlı suç konusu çeklerin akıbeti hakkında Mahkemece ayrıca karar verilmesi mümkün görülmüştür.

2. Sanık savunması, kriminal rapor, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2024 tarihinde karar verildi.