İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli, 2021/205 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,62/1, 53/1 ve 63. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli, 2021/1742 Esas, 2021/2881 Karar sayılı kararı ile: sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede: "sanıkların iştirak halinde katılanı av tüfeği ile öldürmeye teşebbüs etmeleri neticesinde katılanın başta, alın, yüz, her iki kol, sağ göğüs kafesi ön ve sırt bölgelerinde çok sayıda ateşli silah saçma tanesi yaraları ile sağ gözde cam parçaları ve ateşli silah saçma tanelerinin girmesine bağlı yaralanma meydana geldiği, sol gözdeki cam parçalarının operasyonla çıkarıldığı, yaşamsal tehlike geçirmediği anlaşılan olayda; yaralanmanın niteliği dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören TCK'nin 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında alt sınırdan makul bir seviyede uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, katılanda hiç isabet yokmuş gibi en alt sınırdan hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini eleştirilerek sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, meşru müdafaaya, cezanın miktarına ve haksız tahrik indirimine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi, suçun sabit olmadığına ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi, suçun sabit olmadığına ilişkindir.
1. Katılan ...'ın köydeki tarlasını kontrol etmek için aracı ile dere kenarında seyir halinde olduğu bir sırada sanık ...'nın saklandığı çalılıkların arasından çıkarak mağdurun içerisinde bulunduğu araca yarı otomatik av tüfeği ile iki el ateş ettiği, sanık ...'ın kardeşleri olan sanıklar ... ve ...'nın bu sırada sanığın yanında oldukları ve eylemine iştirak ettikleri, katılanın isabet eden saçma taneleri nedeniyle Adli Tıp Kurumu Kırşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 14.02.2020 tarihli rapora göre alın, göz, surat,omuz ve göğüs bölgelerinden hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı anlaşılan olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından asli fail olarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, sanıkların hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, katılan hakkında Adli Tıp Kurumu Kırşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 14.02.2020 tarihli rapora göre yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği, katılan ile sanıkların ailesi arasında husumet bulunması karşısında sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, sanık ... yönünden tayin edilen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, kurulan hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Olay günü sanık ...'ın kardeşleri olan sanıklar ... ve ...'in sanık ...'ın katılana ateş ettiği sırada yanında oldukları anlaşılmışsa da sanık ...'in araçta bekleyerek araçtan hiç inmediği, sanık ...'in katılanın araç ile yaklaştığını görünce sanık ...'a el işareti yaptığı, sanıklar ... ve ...'in üzerlerinde tabanca veya tüfek bulunmadığı, sanık ...'ın katılana ateş etmesinden sonra araçla olay yerinden birlikte kaçmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ... ve ...'in sanık ...'ın gerçekleştirdiği kasten öldürmeye teşebbüs suçunun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım ettikleri anlaşıldığından, sanıklar ... ve ...'nın 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c bendi uyarınca cezalandırılmaları gerekirken, yazılı şekilde asli fail olarak kabul edilerek hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanık ... Hakkında Katılana Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli, 2021/1742 Esas, 2021/2881 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... ve ... Hakkında Katılana Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli, 2021/1742 Esas, 2021/2881 Karar sayılı kararının iştirak derecesi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.