Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiği ve nakil aracının müsaderesi konusunda hüküm kurulmadığına ilişkindir.

Nakil aracının iadesine yönelik hükmün, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarih ve 2019/7980 Esas, 2020/11175 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, katılan vekilinin mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebine ilişkin inceleme yapılmıştır.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, olay günü sanığın sevk ve idaresindeki aracın güvenlik güçleri tarafından durdurulduğu ve önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın deposu ile ek deposunda ulusal marker seviyesi geçersiz 1.100 litre akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında, suça konu mazotu ucuz olduğu için aldığını, ticaretini yapmadığını beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta ticari miktar ve mahiyette kaçak akaryakıt ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.