Red

1- İlk derece mahkemesince, dava konusu alacağın dayanağı olan makbuzun, kim tarafından hangi sebep ile düzenlendiğinin ve gerçekte kime avans olarak verildiğinin, davacı tarafından TMK'nın 6 ve HMK'nın 200 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun olarak ispat edilemediği, davacının ticari defter kayıtları ve yemin delili ile dava konusu makbuza konu ödemenin davacı şirket tarafından avans olarak kullanıldığını ispat hakkını kullanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; taraflar arasında hizmet ilişkisi kurulsun ya da kurulmasın, ödemenin "maslat tadilat projesi için" yapıldığının belirtildiği, davalının ödemeye konu belge altındaki imzayı kabul ettiği, ancak belgedeki diğer yazıları, yapılan ödemeyi ve davacı ile aralarındaki hukuki ilişkiyi inkar ettiği, makbuzun kaybedildiğine veya çalındığına yönelik herhangi bir soruşturma dosyası olmadığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince açığa imza atanın bunun sonucuna katlanacağı,makbuz aslının davacıda bulunması, davalının imzasını kabul ettiği makbuz içeriğinde, davalıya tadilat projesi için 180.000 USD ödeme yapıldığının ifade edilmesi karşısında, davalıya 180.000,00 USD ödeme yapıldığı sabit olup, davalının imzasını kabul ettiği makbuz içeriğinin aksini de usule uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

3-İstinaf Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2021/2379 esas ve 2022/1219 karar sayılı ilamıyla davacı taraf her ne kadar söz konusu makbuzun avans niteliğinde olduğunu beyan etmiş ise de, bunu ispatlar nitelikte yazılı delil sunmadığı, TBK'nın 102. maddesi gereğince ödemenin avans niteliğinde yapıldığını ispat yükünün davacı tarafta olup, davacı mahkemece verilen süreye rağmen ticari defterlerini sunmadığını, yine mahkemece dava konusu makbuzun, avans olarak verilen para için tanzim edilip edilmediği konusunda temel ilişki ve avans iddiasının ispatı için yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, 01/06/2017 günlü ara kararda verilen süreye rağmen yemin teklif etme hakkını kullanmadığı, bu durumda davacı dava konusu makbuzun avans ödemesine ilişkin tanzim edildiği iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4- İstinaf Mahkemesinin bozma üzerine verdiği karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, bozma doğrultusunda karar verildiği ve istinaf nedenleriyle sınırlı, usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17 Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.