SUÇLAR: Silahlı tehdit, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın olay günü önce silahlı tehdit eylemini, sonra “..erkeklik kaçmakla olmaz.. çık dışarı öldüreceğiz seni” şeklindeki tehdit sözlerini aynı olay bütünlüğü içinde peş peşe işlediğinin kabulüyle yapılan incelemede;
1) Tüm dosya kapsamından, sanığın 31.10.2012 tarihli olay tutanağında belirtilen TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit eyleminin, silahlı tehdit eylemi ile aynı olay bütünlüğü içinde ve kısa zaman aralığında işlendiği, iddia olunan her iki tehdit eyleminin katılana yönelik tek silahlı tehdit eylemi olarak kabulü gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit eyleminden dolayı ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Katılanın, kendisine yönelik ve karakol önünde gerçekleştirildiği iddia edilen tehdit eylemini sadece ...'ın gerçekleştirdiğini belirtmesi, 31.10.2012 tarihli olay tutanağında ise, sanık ... ve temyize gelmeyen sanık ...'ın da tehdit eylemine katıldıklarının yer alması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 106/2-c maddesinin de uygulanmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için tutanakta imzası bulunan polis memurlarının tanıklığına başvurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
3) Katılan Bayram ve katılanla birlikte hareket ettiği iddia ve kabul edilen temyize gelmeyen kişilerin, sanığa ve sanığın bulunduğu araca sopalarla saldırdıklarının anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma ve 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1402 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11.07.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.