Davanın açılmamış sayılmasına, feragat nedeni ile reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına ve feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar ... ve ..., 22.03.2005 tarihli dava dilekçesi ile; 1996 yılında ... Köyünde kadastro çalışmalarının başladığını ve 1997 yılında sona erdiğini, kadastro çalışmaları sırasında kendilerine ait olan 124 ada 2 ve 120 ada 13 parsel sayılı taşınmazların, sehven Kayahan Köyü sınırıları içinde gösterildiğini ve davalılar adına yazıldığını, ayrıca 350 dönümlük arazilerinin Hazine adına tescilinin yapıldığını ileri sürerek, ... Köyü sınırları içinde kalan ve kendilerine ait olan parsellerin yapılan tescilinin iptaliyle adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 2005/26 Esas sayılı dosyada ... ve arkadaşları vekili, 120 ada 13 ve 121 ada 22 parsel sayılı taşınmazların kendi zilyetliklerinde olmasına rağmen Hazine adına yazıldığından bahisle tapu iptal ve tescil davası açmışlar, birleşen dosyalar üzerinden yapılan yargılama sonucu; İlk Derece Mahkemesince; davanın 28.06.2006,10.01.2008 ve 03.07.2008 tarihlerinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan, mülga HUMK 409/6. maddesi gereğince 03.07.2008 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı ... ve arkadaşları tarafından hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.06.2014 tarihli, 2014/3921 esas, 2014/6137 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamında özetle; 28.06.2006 tarihinde verilen işlemden kaldırma kararının yalnızca davacı ... açısından verildiği, bir kısım davacılar vekili ve temyiz eden Avukat ...'ın o tarihli duruşmada hazır bulunduğunun duruşma tutanağında yazdığı, dolayısıyla bu tarihte verilen işlemden kaldırma kararının temyize gelen ... ve arkadaşları açısından hüküm ifade etmediği, öte yandan 6100 sayılı H.M.K'nın 6. maddesinde “İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.” denilmekte ise de somut olayda, temyiz eden davacılar açısından dosya ilk kez 10.01.2008 tarihinde işlemden kaldırılmış ve sonra yenilenerek davaya devam edilmiş olduğundan, önceki kanun zamanında yapılmış işlem gözetilerek 6100 sayılı HMK uygulanarak bir sonuca ulaşılmasının hukukî güvenlik ilkesini zeledeyeceği, ilk yenilemeden sonra 03.07.2008 tarihinde dosya bir kez daha işlemden kaldırılmış olup; bu durumda verilecek kararın işlemin tamamlanmamış olması nedeniyle 1086 sayılı HUMK hükümlerine göre verilecek yeni bir “dosyanın işlemden kaldırılması” kararı olduğu, ilk yenilemeden sonra dosya bir defa takipsiz bırakılmış olup, davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için ilk yenilemeden sonra iki kez takipsiz bırakılması gerekeceğine" denilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın henüz 6100 sayılı yeni HMK yürürlüğe girmeden açıldığı, 10.01.2008 ile 03.07.2008 tarihinde takipsiz bırakıldığı, ancak son olarak 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra 07.03.2013 tarihinde üçüncü kez takipsiz bırakıldığı, tüm bu açıklamalar ışığında eldeki dosyada kazanılmış hak oluşturacak bir husus bulunmadığı ve 1086 sayılı HUMK'nın veya 6100 sayılı HMK'nın uygulanması durumunda neticenin değişmeyeceği anlaşıldığından davanın 07.03.2013 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına davacılar ... ve ... bakımından davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiş, hüküm davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.