Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Mahkemenin bozma öncesi kararı ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına hükmedildiği, bu hükmün temyizi üzerine araç hakkındaki kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli ve 2019/6073 Esas, 2020/6336 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmek suretiyle kesinleştiği, bu itibarla araçla ilgili temyiz incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığa verilen cezanın üç yıldan az olamayacağına, suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verilmemiş olmasına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; suça konu motorini aracında kullanacağına, motorini yurda kendisinin
sokmadığına, eylemin yasak olduğunu bilmediğine ilişkindir.
Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki minibüste önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın içinde bidonlara doldurulmuş vaziyette 2.700 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; iş nedeniyle kullandığı oto kurtarma araçlarında kullanılmak üzere ucuz olduğu için motorini satın aldığını beyan etmiştir.
Sanığın sevk ve idaresindeki araçta ticari miktar ve mahiyette 2.700 litre kaçak motorin ele geçirilmesi ve ele geçen motorinin ticari nitelikteki araçlarda kullanılacağı beyan edilmekle ticari nitelikteki araçta kaçak akaryakıt kullanılmasının ticari amaçla eylemin gerçekleştiğini göstermesi karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun biçimde etkin pişmanlık ihtaratının yapılmış olması ve kovuşturma aşamasında yapılan etkin pişmanlık ihtaratında herhangi bir indirim oranının belirtilmemesi karşısında sanığın ihtarat bakımından yanıltılmış olmadığı nazara alınarak Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.