İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli ve 2019/553 Esas, 2021/335 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,62,53,58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/2507 Esas, 2021/2163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine; ilk derece mahkemesi hükmünün 1 numaralı kısmın dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere "daha önce verilen karar sadece sanık tarafından istinaf edildiğinden CMK 283/1 maddesi gereğince sonraki belirlenecek ceza, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağından sonuç olarak sanığın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin yaralama olarak nitelendirilmesi gerektiğinden bahisle zamanaşımına, sanığın suç işlemediğinden bahisle sübuta, sanığın öldürme kastı olmadığından bahisle vasfa, sanığın eyleminin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümleri kapsamında kaldığına, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
1. Olay tarihinde taksici olan sanık ...'in mağdur ... ile tanıklar ... ve ... görünce durduğu, onlara doğru seslenerek bir şeyler söylediği, sonrasında sanık ve diğer taraf arasında tartışma çıktığı, sanığın olayı yatıştırmak isteyen mağdura aracında bulunan adli emanete kayıtlı bıçakla vurmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, olay yerinde bulunan tanık ... ve İbrahim'in araya girerek saldırıyı sonlandırdıkları, Çanakkale Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen kati rapora göre hemopnömotoraksa neden olan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamsal tehlike geçirecek şekilde mağduru etkilediği anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, zamanaşımının dolmadığı, dosya içeriğine göre meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması yasal koşullarının oluşmadığı, mağdurdan sanığa yönelen haksız bir söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/2507 Esas, 2021/2163 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz
sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.