Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 16 derslikli ilköğretim okulunun davalı şirketin uhdesinde yapılarak 21/09/2003 tarihinde geçici kabulü, 17/10/2005 tarihinde ise kesin kabulü yapıldığını, Okulun Erciş ve Van depremlerinde hasar gördüğü için Çevre ve Şehircilik teknik elemanlarının raporları doğrultusunda, binanın kirişlerinde kesme çatlaklar meydana geldiği ve bu sebeple olası bir depremde ayakta kalma ihtimalinin olmayacağı gerekçesiyle kapatıldığını, detaylı deprem testi ve performans analizi yaptırılarak test sonucuna göre binanın güçlendirilmesine dair karar verildiğini, çıkan rapora binaen 09/10/2012 tarihli yazı ile müvekkil idare, sorumluluk süresinin içinde bulunması nedeniyle güçlendirme işinin, işi yapan davalı firma tarafından yapılmasını talep etmiş olup, davalı şirketin 16/10/2012 tarihli dilekçeleri ile sorumluluklarını kabul etmeyerek güçlendirme işini yapamayacaklarını beyan ettiklerini belirterek, davalarının kabulüne, müvekkil idarece yapılacak güçlendirme nedeniyle harcanan tutarın yasal faizi ile beraber tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 24/10/2014 tarih ve 2012/286 Esas, 2014/425 Karar sayılı kararı ile işin kesin kabulünün 2005 yılında yapıldığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 24/02/2016 tarih ve 2015/3965 Esas, 2016/1202 Karar sayılı kararı ile; “...eser sözleşmelerinden kaynaklanan davalar 5 yıllık zaman aşımına tabi ise de kasıt veya ağır kusur halinde aynı Yasa'nın 125. madde hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekeceğinden mahkemece 2. bilirkişi kurulundan, davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtta 1998 yılı deprem yönetmeliğine göre kasıt veya ağır kusuru ile eksik ve ayıplı imalât olup olmadığı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli olarak ek rapor alınıp 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, zamanaşımının dolmadığının belirlenmesi halinde davacıya da talebini açıklattırmak suretiyle davanın esasının incelenmesi gerekirken, eksik inceleme ile zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması uygun görülmüştür.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davaya konu binanın davacı idarece yıktırıldığı, bu haliyle ilk bozma ilamında belirtilen husus hakkında yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporuna da dikkat edilerek artık inceleme yapma imkanının bulunmadığı, davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtta 1998 yılı deprem yönetmeliğine göre kasıt veya ağır kusuru ile eksik ve ayıplı imalât olup olmadığı konusunun belirlenme imkanının ortadan kalktığı, haliyle olayda 10 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yüklenicinin ağır kusurlu ve yapının gizli ayıplı olduğunun dosya kapsamındaki 1. bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, bu nedenle 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini beyan ederek kararı temyiz etmiştir.

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

818 sayılı Kanunuun 125 vd maddeleri.

1.Dosya kapsamı incelendiğinde; yüklenicinin yapımını üstlendiği dava konusu okulların bulunduğu Van-Erciş ilinde 23.10.2011 ve 09.11.2011 tarihlerinde iki ayrı deprem meydana gelmiştir.

Meydana gelen depremlerden sonra ... ... İlköğretim okulu meydana gelen hasar sonucu eğitim ve öğretime kapatılmış, Ağrı İl Özel İdaresi tarafından 2 adet inşaat mühendisine hazırlatılan teknik raporda;(güçlendirme projesinde); yapının TDY 2007 Deprem Yönetmeliği’nin öngördüğü olası deprem etkileri altında sağlıklı deprem davranışına sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca tespitlerde el ile döküm yöntemiyle hazırlanan betonun homojen bir yapı malzemesine sahip olmadığı ve beton dökümü sırasında gerekli özenin gösterilmediğine yer verilmiştir. Yine tarihsiz teknik raporda ‘Batmış köyü ilkokulu’ için binanın az hasarlı olduğu; ... ilkokulu için orta hasarlı olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece alınan 09.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda; inşaatın ihaledeki şartlara uygun yapılmadığı, etriye sıkıştırılmasının yapılmamasının gizli ayıp olduğu ve davalının ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir.

28.10.2013 tarihinde keşif yapılmış, (keşif esnasına güçlendirme çalışması yapıldığı anlaşılmıştır.) keşif sonrası alınan 2. bilirkişi raporunda; zamanaşımının dolduğu, 1998 tarihli yönetmeliğe göre değerlendirme yapılması gerektiği beyan edilmiş, bazı kirişlerde kılcal çatlakların oluştuğu belirtilmiş ancak ayıba yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır.

Her ne kadar mahkemece; dava konusu taşınmazlar yıkıldığından ağır kusurun ve gizli ayıbın ispatlanamadığı, bu nedenle 5 yıllık zamanaşımı uygulanacağına karar vermiş ise de; alınan ilk bilirkişi raporunda işin ihaledeki şartlara uygun yapılmadığı, yüklenicinin ağır kusurlu olduğunun belirtildiği dikkate alındığında; 818 sayılı BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekirken 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş, dosyanın esasının incelenerek mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1998 deprem yönetmeliğine göre, dosya kapsamında bulunan hasara ilişkin tespit raporları, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında saptanan hasara ilişkin maddi olgular da dikkate alınarak davacının talebinin değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

07.05.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.