Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar, hiç evlenmeyip çocuksuz olan mirasbırakan ...’in geçirdiği bir kaza nedeniyle genç yaşta felç olduğunu, mirasbırakanın ölümüne yakın 19.01.2005 tarihinde davalı kardeşi ...’e vekaletname verdiğini, asıl amacın mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, davalı ...’in anılan vekaletnameye dayalı olarak dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazı 24.01.2005 tarihinde muvazaalı olarak davalı eşi ...’e satış yolu ile temlik ettiğini, mirasbırakanın 11.02.2005 tarihinde yani satıştan kısa süre sonra öldüğünü, terekesinden para çıkmamasının muris muvazaasını ortaya koyduğunu, dava açılacağını anlayan davalı ... ve ...’in dava konusu taşınmazı 09.03.2012 tarihinde muvazaalı olarak dava dışı oğulları ...’un yakın arkadaşı olan ve iyiniyetli olmayan davalı ...’a satış yolu ile temlik ettiklerini ileri sürerek dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ..., davanın zamanaşımına uğradığını, mirasbırakanın kendisine bakan, masraf eden kişiye borcunu ödeme kastıyla hareket ettiğini, mirasbırakandan kalan başkaca taşınmazları 15.08.2005 tarihinde intikal yaptırıp satan mirasçıların birbirlerini ibra ettiklerini, husumet yokluğundan da davanın reddi gerektiğini; asıl ve birleştirilen davalarda davalı ..., çok sayıda ayakkabı dükkanı ve taşınmazı olup alım gücü bulunduğunu, yatırım amacıyla dava konusu taşınmazı satın aldığını, tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar İzzet ve Melahat yönünden taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın usulden reddine, davalı ... yönünden iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.11.2019 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar ... vd. vekili Avukat ... ve davacılar ... vd. Vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat ve diğerleri gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; asıl ve birleştirilen davalarda davalı ...'nin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 92.823,62 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 07/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.