Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağına göre sanığın, aracında bulunan 14 ster meşe orman emvalini naklederken yakalandığı, mahkemeye ibraz ettiği 901564 varank ve 30580 seri numaralı nakliye tezkeresinin 11 ster yapraklı yakacak odunu için 09/09/2014 tarihi saat 19.30' a kadar geçerliliğin bulunduğu anlaşılmakla; ibraz edilen nakliye tezkeresinin hem tarih hem de miktar itibariyle uygun olmadığı, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu nazara alınarak, 6831 sayılı Kanun'un 100/1. maddesi delaletiyle sanığa atılı suçun sübuta erdiği, ancak 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile TCK'nin 75. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme sonucu 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, sanık hakkında önödeme prosedürü uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.