Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında;sanıklar ... ve ...'in talimat mahkemelerinde alınan ifadelerinde, CMK'nın 147 ve 191/3-c maddesinde gereğince hakları ve yükümlülüklerinin okunduğu, her iki sanığında haklarını anlayıp, savunmalarını kendilerinin yapacaklarını beyan etmelerine karşın; Güdül Asliye Ceza Mahkemesinin 23.07.2009 günlü hükmü; mahkemenin istemi üzerine atanan baroca atanan savunman Av. ...'in yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan sanıkların haberdar olmadığı anlaşıldığından;
1-Sanıklara, anılan kararın başvurabileceği yasa yolu, türü, süresi, mercii, sürenin ne zaman başlayacağı ve nerelere ne biçimde müracaat edilebileceği de yazılmak suretiyle tebliği ile bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği sorularak, süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanın açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılmasına,
2- Sanıklar tarafından temyiz dilekçesi verilmesi durumunda, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.