Mahkûmiyet
Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2016 tarihli ve 2015/609 Esas, 2016/644 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, temyiz dışı sanık ...'in yokluğunda verilen kararın, sanığın kovuşturma aşamasındaki savunması sırasında bildirdiği son bilinen adresine MERNİS şerhi yazılmaksızın tebliğ yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın duruşmada bildirdiği ile aynı olan adres kayıt sisteminde kayıtlı MERNİS adresinde MERNİS şerhi yazılı olarak sanığın aynı konutta ikamet eden yeğeni imzasına yapılan tebliğ işleminin geçersiz olması; kararı temyiz etmeyen sanık ...'ün yokluğunda verilen hükmün doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, “MERNİS” ibaresi ile çıkarılan ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligat işleminin usule aykırı olması ve yine kararı temyiz etmeyen sanıklar ... ile ...'in yokluklarında verilen hükümlerin, sanıkların kovuşturma aşamasında ifadelerinde bildirdikleri son bilinen adresleri yerine doğrudan MERNİS adreslerine MERNİS şerhleriyle çıkarılan tebliğlerin usulsüz olması karşısında; gerekçeli kararın sanıklara usulüne uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde bizzat kendisine okunup anlatılmak suretiyle tebliği, aksi halde sanığın kovuşturma aşamasında ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine MERNİS şerhi yazılmaksızın kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine MERNİS şerhi yazılarak tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçeleri de eklendikten ve ek tebliğname de düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 14.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.