HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında mahkûmiyet, suça sürüklenen
çocuk ... hakkında beraat

Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve Kanun'a aykırı olduğuna, vekâlet ücretine hükmedilmediğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine, delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiği nedeniyle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 17 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır. Hakimler ve Savcılar Kurulunun 24.07.2007 tarihli ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; 5607 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya bakma görevinin 1 nolu Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.