HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi ve tasfiyesi

Sanık ...'ın Temyiz İstemi Açısından
Sanığın temyizinin hakkında verilen hapis cezasının hukuka aykırı olması nedeniyle verilen hükmün bozulmasına ilişkin olduğu, ancak mahkemece sanık hakkında beraat kararı verildiği ve sanığın verilen beraat kararını temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan Gümrük İdaresi Vekili ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Temyiz İstemleri Açısından
Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin münhasıran temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri; müvekkili hakkında verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Olay tutanağına göre, 12.10.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerinin sanık ... adına kayıtlı iş yerindeki masanın üzerinde pencereden içeriye bakıldığında kaçak sigara olduğunu görmeleri üzerine toplam 368 paket kaçak sigara ele geçirildiği olayda, iş yerinde bulunan sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında ayrı ayrı kamu davası açıldığı ve açılan kamu davalarının birleştirildiği anlaşılmıştır.

Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk ... savunmasında özetle, olaydan 1 ay kadar önce amcası olan sanık ...'tan dükkanı devraldığını, ucuz olduğu için sigaraları satın aldığını, ancak satmadığını, sadece masaya bıraktığını ve sanık ...'ın olayla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Sanık ... savunmasında özetle, Ağustos 2013'te dükkânı içindeki eşyalarla birlikte yeğeni olan suça sürüklenen çocuk ...'a devrettiğini, o tarihten itibaren dükkânın suça sürüklenen çocuk ... tarafından işletildiğini, olay günü dükkânda olmasının tesadüf olduğunu ve sigara alım satımıyla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Temyizi Yönünden
12.10.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerinin sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın da bulunduğu iş yerine pencereden içeriye bakıldığında masanın üzerinde kaçak sigara olduğunu görmeleri üzerime toplam 368 paket kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık ...'ın Ağustos 2013'te dükkânı içindeki eşyalarla birlikte yeğeni olan suça sürüklenen çocuk ...'a devrettiğini, o tarihten itibaren dükkânın suça sürüklenen çocuk ... tarafından işletildiğini, olay günü dükkânda olmasının tesadüf olduğunu ve kaçak sigara alım satımıyla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiş ise de, iş yerinin sanık ...'ın üzerine olması, kaçak sigaraların yakalanış şekli ve ele geçirildiği yer dikkate alındığında sanık ...'ın mahkûmiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiin Temyizi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 20.10.2014 tarihli kesinleştirme işlemleri ve devamında yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olup, yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge
ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu,

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545,7423 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla üçüncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun davaya katılan olarak kabul edilerek lehine vekalet ücretine hükmolunması,

3.Ele geçen kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.