Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2014/744 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hakkındaki mahkûmiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir.
1. Başka bir suç nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan sanığın görevli polis memurlarına ... adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan sürücü belgesini ibraz ettiği, şahsın yapılan üst aramasında ise ... adına düzenlenmiş üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ... Erkek Öğrenci Yurt Müdürlüğü Lokanta - Kantin İşletmesi kartı ile ... adına düzenlenmiş üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan nüfus cüzdanının ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ... Erkek Öğrenci Yurdu Müdürlüğünün 14.05.2013 tarihli cevabi yazısından sanığın ... adına düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle ... Erkek Öğrenci Yurt Müdürlüğü Lokanta - Kantin İşletmesi kartlarını aldığı anlaşılmıştır.
3. Mahkemece yapılan yargılamada, sanığın ikrar içeren savuması, suça konu belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduğuna ilişkin kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2014/744 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.