Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.01.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında temyizin kapsamına göre cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın eylemini birden fazla kişi tarafından ve kardeşine karşı işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b ve e bendinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1. Dava konusu olay; olay tarihinde eşi ... ile boşanma aşamasında olan Mağdurenin, mağdur ...'ın aracında seyir halinde bulunduğu sırada, mağdurenin erkek kardeşi olan sanık ... ile inceleme dışı ve babası olan sanık ...'in, Yaşar'ın aracını durdurdukları ve sanıkların yakını olan mağdure Nurcan'ı araçtan zorla indirdikleri sonra sanık ...'in mağdurenin boğazından tuttuğu ve zorla kendi araçlarına bindirerek olay yerinden götürdükleri ve bu suretle mağdureyi alıkoydukları iddiasına ilişkindir.

2. Mağdure hakkında Ayvacık İlçe Devlet Hastanesinden alınan 04.01.2015 tarihli raporda, kafasının ön kısmında 1 cm'lik şişlik ve boyunda kızarıklıklar olduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sair temyiz itirazlarının reddine ancak,
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...'in mağdurenin erkek kardeşi olduğu ve olay günü mağdurenin babası olan ve inceleme dışı diğer sanık ... Gökçi ile fikir ve eylem birliği içerisinde mağdurenin hürriyetini tahdit ettikleri anlaşılmakla, sanık ... hakkında tayin olunan cezada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı biçimde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.