Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1-Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın müştekinin oturduğu apartmana girip, daire kapısını zorlayarak açmaya çalıştığının anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığını ihlal suçu tamamlandığı halde teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilip, TCK'nun 35.maddesi uyarınca cezasında indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı Beyoğlu 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2011 kesinleşme tarihli 2011/93 esas 2011/112 karar sayılı kararında üç ayrı suçtan hükümlülük bulunmasına karşın, 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, hangisinin tekerrüre esas alındığı belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “sanığın adli sicil kaydına esas Beyoğlu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2011 kesinleşme tarihli 2011/93 esas 2011/112 karar sayılı kararına konu hırsızlık suçu nedeniyle hükmolunan hapisten çevrili 6000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararının tekerrüre esas alınmasına” karar verilmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

b- Kabule göre de;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı Beyoğlu 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2011 kesinleşme tarihli 2011/93 esas 2011/112 karar sayılı kararında üç ayrı suçtan hükümlülük bulunmasına karşın, 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, hangisinin tekerrüre esas alındığı belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.