SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, beden veya ruh
sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, düşme
Mağdure vekilinin temyiz isteği (beraat ve düşme kararlarına yöneliktir) yönünden; suç tarihinde on beş yaşından büyük olan ve 19.11.2013 tarihli celsede reşit olan mağdurenin şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre;
1. Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin; ikinci ve altıncı fıkraları ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2013/245 Esas, 2015/86 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 12.03.1995 doğumlu olup suç tarihinde on beş yaşından küçük olan ve 19.11.2013 tarihli celsede reşit olan mağdurenin şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın eylemi için, zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.02.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/245 Esas, 2015/86 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.