Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, temyiz isteminin reddini gerektiren nedenler gerekçe bölümünün (A) bendinde belirtilmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2015 tarihli iddianamesi ile temyizin kapsamına göre sanıklar Halil ve Yusuf hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahlı tehdit ; sanık ... hakkında kasten yaralama suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar ....ve ...hakkında mağdure ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve silahlı tehdit suçundan mahkumiyetlerine; sanık ... hakkında mağdure Bilge'ye yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

1.Sanık ... temyiz isteminde, somut bir nedene dayanmamıştır.

2.Sanık ...'in temyiz istemi, suçlamayı kabul etmediğine, ...'ya fiili bir müdahalede bulunmadığına, hapis cezasının çok ağır olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanık ...'in arkadaşı olan diğer sanık ...'un aracına mağdure ...'yı zorla bindirerek götürmek suretiyle alıkoydukları ve araç içerisinde tehdit ettikleri; ayrıca sanık ...'un mağdure Bilge'yi darp ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 20.02.2015 tarihli, 11.00 zamanlı olay tutanağına göre, bir bayanın 2 erkek şahıs tarafından kaçırıldığına dair ihbar üzerine olay yerine giden kolluk görevlileri tarafından 33 ... 75 plakalı otomobilin görülerek durdurulduğu, araç içerisinden ... Yalçın isimli bayanın ve ... ile araç sürücüsü ...'ın indirilerek emniyete götürüldüğü hususları yazılıdır.

3. Mağdure ... hazırlık aşamasındaki beyanında, evde kız kardeşleri ile otururken eşi olan sanık ...'in eve geldiğini, evin anahtarını alıp hızlıca çıktığını, arkasından kız kardeşi Bilge ile giderek anahtarı istediğinde, diğer sanık ...'un eşi Halil ile bir olup kendisini zorla araca bindirdiklerini, kendisini araç içerisinde tehdit ettiklerini, ayrıca Yusuf'un da Bilge'ye aralarındaki önceki meseleleri nedeniyle tokat attığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

4. Sanık ..., arkadaşı Yusuf'un aracına eşi ... ile birlikte bindiklerini, sakin bir yere gidip konuşmak istediğini, fiili bir zorlamada bulunmadığını beyan etmiştir.

5. Sanık ..., ... ile Halil' in kendi aracına bindiklerini ve onları Konak'a doğru götürdüğünü, sonra tekrar evlerine getirdiğini, sivil polislerin aracını durdurduğunu, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

6. Mağdure Bilge, Yusuf ve eniştesi Halil'in, ablası olan ...'yı zorla araca bindirip götürmeleri üzerine, polisi aradığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

A. Sanık ... hakkında mağdure Bilge'ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden ;
Sanık hakkında, atılı suçtan tayin edilen adli para cezalarının nevi ve miktarına göre hüküm, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

B. Sanıklar .... ve ... hakkında mağdure ...'ya yönelik tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden;

1.Her ne kadar sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek mağdure ...'yı zorla araca bindirdikten sonra araç içerisinde de tehdit etmeleri nedeniyle haklarında ayrıca tehdit suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de somut olaydaki tehdidin hürriyetten alıkoyma suçunun unsurunu oluşturup sanıkların eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan cebir ve tehdit uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eylemin bölünerek iki ayrı suçtan hüküm kurulması 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı bulunmuştur.

2. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tayin olunan cezada, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının e bendinin uygulanmaması ve atılı suçun birden fazla kişi ile birlikte ve eşine karşı işlemesi karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenmesi gerekirken alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

1.Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklandığı üzere, sanık hakkında, atılı suçtan tayin edilen adli para cezalarının nevi ve miktarına göre hüküm, 6217 sayılı Yasanın 26 ncı maddesi ile eklenen 5320 sayılı Yasanın geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak REDDİNE.

2. Sanıklar Yusuf ve Halil hakkında tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321,326/son maddesi gereğince BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 14.02.2024 tarihinde karar verildi.