Mahkûmiyet, suç eşyasının ve nakil aracının müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, açıklanan ve re'sen yapılacak inceleme sonucu hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1.Olay tutanakları ve dosya kapsamına göre, 30.08.2012 günü kolluk görevlilerince yürütülen uygulamada kontrol noktasına gelen ve yapılan tüm "dur" ikazlarına uymayan ... plaka sayılı kamyonet, kontrol noktasından kaçması üzerine fiziki takip ile durdurulmuş, araç sürücüsünün sanık ... olduğu tespit edilerek nöbetçi Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine
istinaden araçta yapılan aramada; bagaj ve arka koltukları üzerinde siyah renkli poşetler içerisinde, paketler halinde toplam 28.080 adet gümrük kaçağı puro ile Aksaray 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.08.2012 tarihli ve 2012/514 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden 09.09.2012 tarihinde icra edilen uygulamada, sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç bagajında bez çuvallar içerisinde toplam 20.400 adet gümrük kaçağı puro ele geçirilmiştir.
2. Sanık aşamalarda her iki olayda da tanımadığı şahıslarca ücret mukabilinde taşıması için hediyelik eşya olarak kolilerin kendisine teslim edildiğini, kolilerde gümrük kaçağı puro olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Sanıktan ele geçen purolar hakkında tütün eksperi tarafından düzenlenen raporda; dava konusu puroların Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından iç piyasaya arz amaçlı olarak ithalat izni verilen puro olmadığı, Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliğlerinde yer alan düzenlemeleri ihlal ettiği ve yurt dışı menşeili olduğu, gümrük kaçağı olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati bildirilmiştir.
4.Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği ve sanığın ödeme imkanının bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
5.Olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıktan ele geçen eşyanın miktarı ve değeri nazara alındığında ticari mahiyette olduğu gözetilerek, sanığın suça konu kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurduğunun kabul edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
7.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen dava konusu kaçak puroların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, imha edilenler yönünden müsadere kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve dava konusu eşya "puro" olduğu halde müsadere hükmünde "sigara" olarak yazılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin 8. paragraftan "sigara" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "puro" ibaresinin eklenmesi ve aynı paragraftan "İmha edilenler yönünden müsadere kararı verilmesine yer olmadığına" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.