DAVALILAR:
1- ... vekili Avukat ...
2- ...
3- ...
4- ... vekili Avukat ...
5- ... vekili Avukat ...
6- Tasfiye Halinde S.S. Ekşioğlu Mimarkent
Batıköy Konut Yapı Kooperatifi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Tasfiye Halinde SS Ekşioğlu Mimarkent Batıköy Konut Yapı Kooperatifinden alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Çanakkale 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2333 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı kooperatifi bünyesinde yapılan binaların ferdileşmeye dayalı olarak diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile hareket ettiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
1-Davalı ..., Memduh Yüksekkaya ve ... vekili savunmasında özetle; davanın reddini savunmuştur.
2- Diğer davalılara usule uygun tebligat yapılmasına rağmen dava dilekçesine cevap vermedikleri görülmüştür.
Mahkemenin 07.12.2020 tarihli ve 2018/539 Esas ve 2020/550 Karar sayılı kararıyla, davalı kooperatifin tasfiyesinin sona erdiği, 01.08.2016 tarihi itibariyle ticaret sicilinden terkin edildiği, tüzel kişiliğinin kalmadığı, buna bağlı olarak bir dava şartı olan taraf ehliyetinin de son bulduğu, taraf ehliyetiyle ilgili eksikliğin ihya davası açılmak suretiyle giderilmesi için 07.10.2020 tarihli duruşmada davacı vekiline ihtarlı kesin süre verildiği, davacı vekilince 07.12.2020 UYAP tarihli dilekçeyle ihya davası açılmayacağının bildirildiği, tasarrufun iptali davalarında tasarrufta bulunan borçlu ile 3. kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, davanın yalnızca kooperatif dışındaki davalılar bakımından devamının mümkün olmadığı, davalı borçlu kooperatifin taraf ehliyeti bulunmadığı ve bu eksikliğinde giderilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalı kooperatif tarafından, diğer davalılara 04.11.2016 tarihinde devredildiğini, diğer bir anlatımla devir tarihinin mahkemenin kabul ettiği davalı kooperatifin tasfiyesinin sona erdiği 01.08.2016 tarihinden sonra olduğunu, gerekçeli kararda bu sorunun yanıtının verilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.
Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacı tarafından davalı borçlu kooperatifin ticaret sicilinden kaydının terkin edilmesine rağmen sicilin ihyası davası açılmadığının, davalı borçlu kooperatif ile tasarrufta bulunan davalı 3. kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olduğunun, davalı borçlu kooperatifin davada taraf ehliyeti bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.