SUÇLAR: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, her iki sanık hakkındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ... hakkındaki tehdit suçlarından kurulan hükümlere hasren inceleme yapılmayıp karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında temyizin kapsamına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ... hakkında tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Karaman 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.10.2018 tarihli kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin 26.05.2017 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sanıklar hakkında tüm suçlardan beraat kararı verilmiştir.
3. Katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesi'nin 25.10.2019 tarihli kararı ile, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine; sanık ... hakkında tehdit suçundan mahkumiyetine; sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiştir.
1.Sanık ...'nin temyiz istemi, suçu işlemediğine, lehine olan somut delillere rağmen beraat kararı verilmediğine, haksız yere ceza aldığına, şüpheden sanık yararlanması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ...'un temyiz istemi, ...'in aracı durdur demesi üzerine durdurduğunu, iddia olunan suçtan haberi olmayıp iştirak etmediğine, şüpheden sanık yararlanması gerektiğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay, katılan ...'nin eşi ile sanık ... arasında husumet bulunduğu, olay gecesi katılanın eşinin evde olmadığı zamanda, katılanın bahçe kapısını kapatmak için kapının önünde bulunduğu sırada sanıkların araç ile geldikleri, sanık ...'un aracı kullanan kişi olduğu, sanık ... ile birlikte sanık ...'nin araçtan indikleri, katılanın sanık ...'yi tanıdığı sonrasında sanıkların katılanın kollarını tutarak zorla araca bindirmeye çalıştıkları, ancak katılanın direnerek ve çevik bir hareketle ellerinden kurtulduğu ve binaya girdiği ardından sanık ...'in katılana hitaben "seninle görüşeceğiz" diye bağırdığı ve bu suretle atılı suçların işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Katılan ... Kondu, eşi ... ile sanık ... arasında husumet bulunduğunu, evde tek başına olduğu olay gecesi, dış kapıyı kapatmak için bahçeye çıktığında ... ve yanında tanımadığı iki kişiyi gördüğünü, kendisini tutup arabaya doğru götürmeye çalıştıklarını, direnerek kurtulup içeriye koştuğunu ve komşusunun dairesine çıkıp yardım istediğini, polise haber verdiklerini, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Sanık ... savunmasında; "... isminde kayınbiraderimin hanımı vardır, ben müştekiyi tanımıyorum, gece ben bu şahsı ona benzettiğim için durdum, yanımda Bayram ve Yakup vardı, atılı suçlamaları kabul etmiyorum'' şeklince beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanık ... savunmasında "Aracı ben kullanıyordum, ...'in dur demesi üzerine durdum, biz müştekinin kolundan tutup kaçırmaya çalışmadık, arabadan hiç inmedik, ... ile müşteki konuştu, ...'in beyanında belirttiği şekilde ben akrabamla karıştırmışım dedi ve olay yerinden ayrıldık'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
5.Sanık ... savunmasında "olay günü arabanın içinden hiç inmediğini, müştekiyi tanımadığını, herhangi bir husumeti olmadığını, ... ile müşteki tartıştılar, suçsuzum'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
6.Tanık Ş.G beyanlarında, olay günü saat 01: 00 gibi kapının çalınmasına uyandığını, açtığında gelenin komşusu ... olduğunu gördüğünü, telaşla "beni kaçırmaya çalıştılar" dediğini, ... bunları söylediği sırada evinin tam önünde bir arabanın içinde iki şahıs olduğunu, dışarıda da bir şahıs olduğunu, şoför mahalinden inen şahsın elinde bir fener olduğunu ve bu feneri yüzüne doğru tuttuğunu, bu nedenle şahısların yüzlerini göremediğini, evin önünde toplam üç kişi olduğunu ifade etmiştir.
Olay olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu ve sanık ... hakkında tehdit suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ...'un yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarihli kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.