Sanık ... hakkında beraat, sanık ...
Shoubak hakkından mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkındaki beraat kararının ve sanık ... hakkındaki alt sınırdan verilen adlî para cezasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde, arama kararına istinaden, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen sanıkların babası ...’a ait evde, sanık ... ..........,’ın huzurunda yapılan aramada, toplam 20.930 adet kaçak hap ile 83 kutu kaçak şurup ele geçirilmiştir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmalarında; diğer sanığın kardeşi olduğunu, suça konu eşyanın sanık ...’a aitr olduğunu, taşımak için yardım ettiğini, ilaçlar konusunda ilgisi ve bilgisi olmadığını beyan etmiştir.

Sanık ... savunmalarında; suça konu ilaçları tanımadığı bir şahıstan içmek için aldığını satmadığını beyan etmiştir.

Suça konu eşyanın kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, bu savunmaları doğrulayan sanık ...'ın savunması, olay tutanağının içeriği ve dosya içeriğindeki belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık ... hakkında beraat hükmü verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik

Olay tutanağına göre, sanığın evinde ele geçirilen ilaçların miktar itibariyla ticari nitelikte olması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'ın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık ...'ın lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/209 Esas, 2016/485 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/209 Esas, 2016/485 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.