Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 87.500 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.064,63 TL maddi ve 11.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının "6.505,47 TL" ve vekalet ücretinin " 2.100,65 TL " olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ile davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine ilişkindir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; göz altı süresi için maddi tazminat hesaplanması ve avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi ve hükmedilen maddi ve manevi tazminata faiz işletilmesi gerektiğine, maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna ve vekalet ücretine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/701 Esas ve 2018/498 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.07.2017-30.11.2017 tarihleri arasında 148 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.10.2018 tarihinde kesinleştiği, göz altı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükümdeki maddi tazminat miktarının "6.505,47 TL" ve vekalet ücretinin "2.100,65 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine anlaşılmıştır.
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde:
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 17.505,47 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE;
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Anayasa Mahkemesi Başkanlığının 21.09.2023 tarihli 2019/38627 Başvuru numaralı kararında da vurgulandığı üzere ve yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince; tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine, davacının dava dilekçesinde yalnızca tutukluluk süresi için maddi tazminat talebinde bulunarak talebinin sınırlandırması nedeniyle göz altı süresi için maddi tazminat hesaplaması yapılmamasında ve davacının faiz talebinde bulunmaması nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara faiz işletilmemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin maddi tazminat miktarına, faize ve vekalet ücretine ilişkin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.