Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; cezanın ertelenmesi şartlarının oluşmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz sebepleri; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile denetimli serbestlik bürosundan gönderilen ödeme emrinin tarafına tebliğ edilmediğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Orman mufahaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, sanığın daha önce motorlu testere ile kestiği yapacak vasıftaki bir adet kayın ağacı parçalarını sürüttüğü ve dip kökün bulunduğu yer tespit edilerek
sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91/1-4. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması
istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; yakacak ihtiyacı nedeniyle ormanlık araziden bir adet ağaç kestiğini, suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin orman olduğu, yapacak vasıftaki suça konu ağacın motorlu testereyle dikiliden kesildiği belirtilmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın suç üstü halinde yakalanmış olması, sanığın suçunu ikrar etmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kanunun bağlayıcılığı" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz." şeklindeki düzenleme gereği eylemin suç olduğunun bilinmediğine dair savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükmü düzenlenmiş olup, buna göre sanığın kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödememesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmekle yetinilmesi gerektiği halde yazılı şekilde sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi,
2. Sanık hakkındaki 25.03.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hüküm niteliğinde olmadığı, bu itibarla anılan kararla verilen müsadere kararının infaz edilemeyeceği nazara alınarak suça konu orman emvalinin müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istekleri yerine görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.