SUÇLAR: Memurun resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 85271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/251 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz talebi, sanığın nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
1. ...'ün...Aile Sağlığı Merkezi'nde doktor olarak görev yapan sanığın ...Eczanesi çalışanlarıyla arasının iyi olmasından kaynaklı, muayene etmediği hastalara gerçek dışı reçeteler düzenleyerek bu reçetelerin katılan kuruma fatura edilmesini sağlayıp bundan menfaat temin ettiği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık doktor hakkında yargılama konusu suçlara ilişkin soruşturma izni verilmesine dair resmi evraklar dosya arasındadır.
3. Sanık gerçek dışı reçete yazmadığını ve menfaat temin etmediğini beyan etmiştir.
4. Dosya kapsamında eczane sahibi ve çalışanları ile bir kısım reçete sahipleri tanık olarak dinlenmiştir.
5. Sanığın 01.01.2011-01.01.2012 arasında düzenlediği 1173 adet 160.105,59 TL meblağlı reçetenin ...Eczanesinden karşılandığı, menfaat karşılığında gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlenmiş olması ihtimaline karşı inceleme ve disiplin soruşturması yapılması gerektiğine ilişkin 30.10.2012 tarihli İl Sağlık Müdürlüğü tevdi raporu dosya arasındadır.
6. 24.12.2012 tarihli disiplin ön inceleme raporuna göre, doktor ...’ün diğer doktorların hastalarını ikna yoluyla kendisine kaydettirildiği, hastaların bu doktora muayene olmadıklarını, reçete ve ilaçlardan haberlerinin olmadığını beyan ettikleri, doktorun çalıştığı sağlık ocağından farklı mahallede olan ...Eczanesi’nden bu sanığın çok sayıda reçetesinin geçtiği gerekçesi ile etik dışı davranışta bulunduğu, durumun SGK ya bildirilmesi gerektiği kanaatinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
7. 21.06.2011 ve 05.11.2012 tarihli SGK raporlarına göre sondaj yolu ile bakılan reçete sahiplerinden ..., ..., ..., ..., ... isimli şahısların...Aile Sağlığı Merkezi'ne hiç gitmediklerini ve doktor ...'ü tanımadıklarını, reçetelerin gerçeği yansıtmadığını beyan ettikleri rapor edilmiştir.
8. Katılan kurumun 03/02/2014 tarihli cevap yazısında, "Düzenlenen 478 sayılı rapora istinaden ...Eczanesinin bir yıl süre ile sözleşmesinin fesih edilmesine karar verilmiş olup, fesih bildirimi yapılmıştır. Ancak adı geçen eczane fesih işlemine karşı Adana 9.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açmış olup 2013/589 esas sayılı ihtiyadi tedbir kararı gereği fesih işlemi durdurulmuştur. Bu rapor gereği kurum zararı bulunmamaktadır. Düzenlenen ... sayılı rapor gereği, 148,42 TL kurum zararı tespit edilmiştir. Kurum zararına 02/08/2012 tarihi itibari ile hesaplanan 4,09 TL yasal faiz ve 2012 yılı eczane protokolünün 5.3.5. Maddesi gereğince kurum zararının 10 katı para cezası olmak üzere toplam 1636,71 TL borç tahakkuk ettirilmiştir. Kurum zararı, cezai şart ve faizin 11/09/2012 tarihinde ...Eczanesinden tahsil edildiği, kurumumuz mosip sisteminden tespit edildiği" bildirilmiştir.
9. Mahkeme sanığın atılı suçları işlediği yönünde delil bulunmadığı gerekçesi ile her iki suç yönünden beraatine karar vermiştir.
Sanığın sahte reçete düzenleyerek menfaat temin ettiği iddia olunan olayda, sanığın aşamalarda, hasta giriş kayıtları yapılmasının ardından muayene ve gerekli ise reçete işlemleri yapıldığını beyan etmesine rağmen bu hususlar araştırılmadan sadece reçete sahiplerinin beyanlarının esas alınması, sahte olduğu düşünülen reçete sahiplerinin sağlık ocağına reçete tarihleri itibarıyla giriş kayıtları olup olmadığının araştırılmaması, davaya konu sahte olduğu iddia edilen reçetelerin hangileri olduğu, bu reçetelerin kuruma fatura edilip edilmediği, edildi ise hangi eczane tarafından reçete edildiği ve sahte reçeteler nedeniyle kuruma fatura edilen miktarın yani zararın ne kadar olduğunun araştırılmaması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suç tarihleri arasında sanığın görevli olduğu sağlık ocağında düzenlediği 1173 adet reçetenin tarihleri itibarıyla sağlık ocağına giriş kayıtları ve sahte olduğu iddia olunan reçetelerin sahiplerinin mevcut hastalıkları, ilgili raporları temin edilerek sahte reçete olup olmadığının, sahte reçetelerin olduğunun tespit edilmesi halinde kuruma fatura edilmesi suretiyle menfaat temin edilip edilmediğinin tespiti yönünde alanında uzman bilirkişilerce rapor düzenlenmesinin akabinde sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hükümlerinin kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/251 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.