Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın adli sicil kaydında yer alan açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesi kapsamında kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak nitelendirilemeyeceği düşünülmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin diğer subjektif koşullar değerlendirilmeksizin yalnızca sabıkada yer alan ilam gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde ertelenmiş bulunan hapis cezasının infaz edilmiş sayılacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "27.09.2012" yerine "26.09.2012" olarak yazılması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.