Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesi kararı ile suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Olay tutanağına göre, 12.06.2014 tarihinde kolluk kuvvetlerince yapılan yol kontrolüne sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla geldiği ve Hassa Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/219 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 100 adet 60 litrelik bidonda toplam 6.000 litre kaçak motorin ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, Şıh Şamil Durmaz'ın kayınbiraderi adına kayıtlı olan araçta şoförlük yaptığını ve Şıh Şamil Durmaz'a ait kaçak olduğunu bilmediği akaryakıtı taşıdığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A.Suçta Kullanılan Nakil Vasıtasının Müsaderesine Yer Olmadığına Dair Verilen Karar Yönünden
12.06.2014 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada, 100 adet 60 litrelik bidonda toplam 6.000 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın söz konusu olayda şoförlük yaptığını beyan etmesi, aracın daha önceden kaçakçılık suçunda kullanılmaması ve malen sorumlu ...'ın 21.09.2018 vefat etmesi nedeniyle beyanının alınamadığı anlaşılarak suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına, trafik kaydı üzerindeki şerhin hükümle birlikte kaldırılmasına dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamış, ancak nakil aracının iadesine dair karar verilirken araçta zula veya gizli bölme olmamasına rağmen zulanın sökülerek iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanığa Verilen Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada toplam 6.000 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmesi karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında hükmolunan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmadan tayin edilmesi,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin 23.06.2014 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında Dairemizin 2022/11832 Esasına kayıtlı Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/296 Esas, 2021/772 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 22.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.06.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanığa verilen 2 gün karşılığı adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL'den 40,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken mahkemece 20,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
4.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
5.Sanık hakkında erteli hapis cezası kısa süreli olmadığı halde mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Suçta Kullanılan Nakil Vasıtasının Müsaderesine Yer Olmadığına Dair Verilen Karar Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (F) harfi ile gösterilen bendindeki ''aracın üzerindeki zulanın sökülerek sahibine İADESİNE,'' ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanığa Verilen Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.