İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2019/155 Esas, 2019/180 sayılı Kararıyla sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı fıkranın ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.06.2020 tarihli ve 2019/2316 Esas ve 2020/925 sayılı Kararıyla, sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, adli sicil kaydındaki tekerrüre esas ilam doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulamaması ve terkin sınırı altında kalmayan yargılama giderinin sanıktan tahsil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe istinaf başvurusu olmadığından eleştiri konusu yapılmakla birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.02.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz istemi özet olarak,

1. Kararın yasa ve yöntem açısından yanlış olduğuna,

2. Yargılamanın her aşamasında suçlamaları kabul etmediğine,

3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri sebepleri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. Oluş, Mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamı itibarıyla; terör örgütü propagandası niteliğindeki facebook paylaşımlarının, 5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi uyarınca alınacak hakim kararına istinaden yapılacak arama sonucunda el konulan bilgisayar veya bilgisayar niteliğinde olan cep telefonu üzerinde yapılacak inceleme sonucunda tespit edilebileceği, somut olayda yol uygulaması sırasında bir araçta iken durdurulan sanığın tedirgin hareketlerinden şüphelenilerek açık kaynak araştırma yapılması suretiyle facebook paylaşımlarının tespit edildiği nazara alındığında, sanığın yapmış olduğu iddia edilen paylaşımların kolluk tarafından usulüne uygun arama sonucunda tespit edilmemesi suretiyle kanuna aykırı elde edilen bulguların delil olarak kullanılamayacağı gözetilmeksizin, hukuka aykırı delile dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi,

2. Kabule ve uygulamaya göre de,

Karar başlıklarında suç tarihinin, zincirleme suç hükümleri kapsamında propaganda nitelikli son paylaşım tarihi olan "20.09.2016" tarihi yerine "10.06.2016 ve 20.09.2016" şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.06.2020 tarihli ve 2019/2316 Esas, 2020/925 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.