TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/3445 Esas ve 2019/878 Karar sayılı bozma ilamı üzerine;
1. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2019/116 Esas, 2019/366 sayılı Kararıyla sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2020/72 Esas ve 2020/142 sayılı Kararıyla, sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.02.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak,
1. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğuna,
2. Soruşturma aşamasındaki bilirkişi raporu ile yetinilmesi suretiyle eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve sanığa itiraz hakkı tanınmayarak savunma hakkının kısıtlandığına,
3. Mahkemece dosyadaki CD’ler üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak söz konusu raporun sanığa tebliğ edilmesi suretiyle itiraz hakkının tanınması gerektiğine,
4. Sanığın söz konusu eyleme katılıp slogan atmadığına, olay yerine yakın bir yerde kütüphanede ders çalıştığına, savunmalarının aksini ispat eden bir delil de bulunmadığına,
5. Sanığın slogan attığı kabul edilse dahi atılan sloganların terör örgütü propagandası suçunun sübut bulması için gereken yasal koşulları karşılamadığına ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, Malatya İlinin örgüt sempatizanlarının yoğunlukta olduğu bir il olmadığı dikkate alındığında aleniyet ilkesinin oluşmadığına,
6. 29.12.2015 tarihinde sanığın attığı iddia edilen “direne direne kazanacağız” sloganının örgüt propagandası içermememesine rağmen hükme esas alınmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine, bu itibarla TCK’nın 43 üncü maddesinin uygulanmasının isabetsiz olduğuna,
7. Olay yerinin kampüs sınırları içinde değil kampüs civarındaki kafe olduğuna ve herkesin bu kafeye gidebileceğine, 3713 sayılı Kanun’un 7/2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığına,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1- Oluş, Mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamı itibarıyla; sanığın örgüte müzahir yayın organları tarafından yapılan çağrılar üzerine 13.11.2015 ve 29.12.2015 tarihlerinde düzenlenen ve PKK/KCK silahlı terör örgütünün propagandasına dönüşen etkinliklere katılıp eylemcilerle birlikte hareket ederek "Şehit Namırın (Şehitler Ölmez)" ve "Biji Berxwedanan Farqine (Yaşasın Silvan Direnişi)" ve "Direne Direne Kazanacağız" şeklinde slogan attığının iddia edildiği olayda; yüklenen suçu işlediğini kabul etmeyen ve hakkında düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitlerin maddi gerçeğin aydınlatılması noktasında yetersiz olduğu anlaşılan sanığın, eylem sırasında grup tarafından atılan sloganlara eşlik edip etmediğinin, örgütsel flama, bayrak, poster gibi eşyaları taşıyıp taşımadığının yahut propaganda mahiyetinde başka bir eylemde bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi amacıyla eylemlere ilişkin görüntü kayıtlarının ve sanığın mukayeseye elverişli fotoğraflarının Adli Tıp, TÜBİTAK veya TRT gibi uzman kuruluşlardan birisine gönderilip görüntü iyileştirme ve analizleri de yaptırılarak, bilirkişi raporu aldırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule ve uygulamaya göre de,
Sanığın örgüt propagandası niteliğindeki sloganları attığı iddia edilen yerin, İnönü Üniversitesi kampüsünün sınırlarının içinde yer alıp almadığının ilgili birimlerden araştırılıp açıkça tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde 3713 sayılı Kanun'un yedinci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca eylemin kampüs içinde işlendiğinden bahisle sanığın cezasında artırım yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2020/72 Esas, 2020/142 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.