İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2019 tarihli, 2019/470 Esas 2019/594 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 25/1,5271 sayılı Kanun'un 223/2-d maddeleri uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/449 Esas, 2020/2505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar

vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca emanet eşyaları yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kalmadığından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1. Sanığın bir süredir kendisine saldırı olacağı yönünde tedirgin olduğu, olay günü aracının lastiğinin patlak olduğunu fark edip lastikçiye gittiği, maktulün aracı ile kendisini takip ettiğini fark ettiği, lastikçide aracının lastiğini kesilmiş olduğunu öğrendiği, lastikçiden çıktıktan sonra da maktulün kendisini takip edip olay yerinde yan yana geldiklerinde maktulün sanığa tabanca ile en az altı el ateş ederek sanığı bacak bölgelerinden yaraladığı, sanığın da aracının torpidosundan çıkardığı tabanca ile maktule en az iki el ateş ederek maktulü yaralayıp aracı ile olay yerinden ayrılarak hastaneye gittiği, olay yerinde ölen maktulün otopsi raporunda sol kolda bir, göğüs sağ arka aksillerde biri 3. diğeri 8. kostada iki adet olmak toplam üç adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edilerek bunlardan sol koldan giren mermi çekirdeğinin çıkıp 3. kosta seviyesindeki yerden tekrar girmiş olabileceği belirlenerek kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmalarına bağlı kosta ve vertebra kemik kırıkları ile karakterli iç organ ve büyük damar yaralanmalarından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği, sanığın da adlî muayene raporuna göre sol kalçada iki adet ateşli silah yaralanması, sol femur medial kesimde 1 adet çıkış, testis alt kısmında yüzeyel abrazyon, sol femur boynunda kırık meydana gelecek şeklinde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, maktulün araç ile sanığı aracını takip ederek iki araç yan yana geldiklerinde silahla ateş edip sanığı yaraladığı, bu şekilde ilk haksız hareketi gerçekleştiren maktule sanığın kendisine yönelik olarak devam eden ağır ve haksız saldırıya aynı oranda karşılık verdiği, sanığın da tabanca ile maktule ateş ederek yaralanması nedeniyle olay yerinden ayrılıp hastaneye gittiği anlaşıldığından sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında gerçekleştirildiği değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/449 Esas, 2020/2505 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.