Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08/09/2016 gün ve 2015/878 - 2016/536 sayılı kararı onayan Daire'nin 25/09/2018 gün ve 2016/14513 - 2018/5669 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkette davalıların denetim kurulu ve yönetim kurulu üyeliği yaptıklarını, davalıların görev yaptıkları dönem içerisinde şirketi faaliyetleri ile zarara uğrattıklarını, şirket kasasında kaydi para bulunmasına rağmen fiilen paranın bulunmadığını, davalıların gerekli takibi yapmamaları nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın davalı ... yönünden reddine, kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacı TMSF'den harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.