Mahkûmiyet
Katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran suça konu yerde bulunan orman emvalinin müsaderesi talebine yönelik temyiz isteği yönünden, orman emvali ile ilgili olarak iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de emval müsaderesi ile ilgili bir karar verilmemesi karşısında, orman emvali ile ilgili temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığı, bu nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiin temyiz isteği yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılmasına ilişkin karar yerinde olmakla birlikte hayatiyetini kaybeden emvalin müsaderesi ile ilgili hüküm kurulmadığına ve kararın belirtilen gerekçelerle düzeltilmesi talebine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın karayolu bakım çalışması yaptığı yerin heyelan bölgesi olduğuna, çalışmalar esnasına zorunlu imalatların bitmemesi, toprak kayması olması ve yolun trafiğe açılması için heyelan temizliği esnasında kast ve kusur olmaksızın toprak kayması olabileceğine, bilirkişi raporuna göre şikâyetçinin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, sanığa ek savunma hakkı tanınmadığından adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğine, suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığından hükmün bozulması talebine ilişkindir.
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran orman emvalinin müsadere edilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebinde bulunduğu gözetilerek, orman emvali ile ilgili olarak iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de emvalin müsaderesi ile ilgili bir kararın mevcut olmadığı, bu nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
17.07.2013 tarihli tutanağa göre, orman muhafaza memurları tarafından Bolu-Abant karayolunda yer yer devrilmiş ve kurumuş ağaçların tespit edildiği, kuruma ve devrilmelerin 2012 yılı kasım ayında yapılan yol bakım çalışması esnasında çıkan hafriyatın ağaç diplerine dökülmesinden kaynaklandığının anlaşıldığı belirtilmiştir.
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 11.11.2013 tarihli raporda, yol yapım çalışması esnasında çıkan hafriyatın kaldırılıp taşınması yapılmayarak yolun alt kısmındaki ormanlık kesime döküldüğü, makine ile dökme işlemi esnasında döküm hızı ve dökülen malzemenin içindeki taş ve kayalar sebebiyle bir kısım ağaçların hayatiyetini kaybettiği, bir kısım ağaçların ise yan yattığı ve diplerinin malzeme ile dolduğu, tespite konu ağaçların bulunduğu yerin amenajman planına göre orman bölmesinde, memleket haritasına göre tabiat parkı sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir.
Orman İdaresinin 09.12.2020 tarihli yazısında suça konu yerin orman kadastrosuna göre orman sayılan alan içinde kaldığı bildirilmiştir.
Sanığa 26.11.2019 tarihli celsede sanığa ek savunma hakkı verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, bozma ilâmları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen
iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.