Sanık müdafiinin 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçuna yönelik temyiz istemi yönünden;
Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan istinaf bozması öncesi verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın merci Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek reddine karar verilmesi suretiyle 21.11.2017 tarihinde kesinleştiği belirlendiğinden, inceleme dışı tutulmuştur.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yönelik temyiz istemleri yönünden;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstinaf bozması üzerine verilen Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2018/33 Esas, 2019/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29,62,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 defa 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereği kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle sanığın ayrı ayrı 3 defa 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2019/3292 Esas, 2021/1856 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın lehine olan istinaf bozmasından sonra yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilmemesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın eyleminin kasten yaralama suçu kapsamında kaldığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1. Mağdur ...'in hazırladığı bilgisayar programı ile sanığın babası ...'ın işyerinde yasadışı bahis oynatıldığı, ...'in kendisinden habersiz para aktarıldığını fark ederek bu konuyu konuşmak için ...'ın işyerine gittiği, işyerinde sanığın amcası ...'ın bulunduğu, ... ile görüşemeyen ...'in işyerinden ayrılmasından bir süre sonra kardeşi Mehmet'in ...'ı işyerinde bırakılmadığını öğrendiği, yolda dayısının oğlu Hasan ile karşılaşıp işyerine gittiğinde aralarında çıkan tartışmada sanığın bıçakla ...'i yaraladıktan sonra diğer mağdurlar ... ve Mehmet'i de yaraladığı, mağdurların adlî muayene raporlarına göre hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları, mağdur ...'in ayrıca inceleme dışı sanığın diğer amcası Ali İhsan tarafından tabanca ile de ateş edilerek yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eksik araştırmanın söz konusu olmadığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yaralanmaların yerleri ve nitelikleri ile suçta kullanılan bıçağın elverişliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğundan eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve
gerekçesi gösterilerek belirlendiği, ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmış olduğu, yargılama giderlerinin isabetli şekilde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezalarının 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak "3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine" karar verilmesi gerekirken "3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" dair karar verilmesi hukuka aykırı bulunmakla, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde (3) nolu paragrafta açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2019/3292 Esas, 2021/1856 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan "3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine "3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.