Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanığın temyiz isteği yönünden; yasal süreden sonra hükmü temyiz eden sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun’un (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında verilen erteleme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmediğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'nun temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Dairemizin 04.10.2021 tarihli ve 2019/6902 Esas, 2021/11615 Karar sayılı ilâmıyla nakil aracıyla ilgili iade kararının onanarak kesinleştiği, mahkemece de 18.01.2022 tarihli hükümde bu nedenle araç hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla; ortada araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 28.11.2014 tarihinde Topraktutan Hudut Karakolu sorumluluk sahasında bulunan 384-385 numaralı sınır taşları arasından Suriye istikametinden Türkiye istikametine bir şahsın kaçak malzeme geçirdiğinin görülmesi üzerine piyade askerleri tarafından olaya müdahale edilerek "dur" ikazında bulunulduğu, dur ikazına uyan sanık ...'nun olay yerinde ... plakalı araç ve 400 adet süs balığı ile birlikte yakalandığı anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
3.Kaçak eşyaya ilişkin 03.03.2015 tarihli teknik bilirkişi raporu dava dosyasında yer almaktadır.
4.Sanık ... tüm aşamalarda inkara dayalı savunma yapmış, bozma ilâmı üzerine ise gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödediği belirlenmiştir.
A. Sanığın Temyizi Yönünden
Sanık ...'ya 18.01.2022 tarihinde usulüne uygun tefhim olunan karara karşı, temyiz süresi tebliğden itibaren 15 gün şeklinde yanıltıcı gösterilmişse de, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten ve ayrıca temyiz süresinde yanıltılmış olmasına karşın 15 günlük süre de dolduktan sonra 28.03.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Olay tespit tutanağında, 28.11.2014 tarihinde 05.10 sularında Topraktutan Hudut Karakolu sorumluluk sahasında bulunan 384-385 numaralı sınır taşları arasından Suriye istikametinden Türkiye istikametine bir şahsın kaçak malzeme geçirdiğinin görülmesi üzerine piyade askerleri tarafından olaya müdahale edilerek "dur" ikazında bulunulduğu, dur ikazına uyan sanık ...'nun olay yerinde ... plakalı araç ve 400 adet süs balığı ile birlikte yakalandığı belirtilmesine rağmen sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında; dava konusu kaçak eşyanın kendisine ait olmadığını ve aracında da herhangi bir suç unsuru bulunmadığını beyan etmesi ve tutanak tanığının mahkeme huzurunda alınan beyanında, olay günü sekiz dokuz kişinin Suriye'den Türkiye'ye giriş yaptığının görülmesi üzerine şahışlara dur ikazında bulunulduğu şahıslardan bir kısmının çuvallarla Suriye'ye kaçtığının bir kısmının ise çuvalları bırakarak kaçtığının, bu olaydan bir müddet sonra termal kamera ile Türkiye'ye giren şahısların tespit edilmesi üzerine olay yerine gidildiğinde kaçan şahısların yakalanamadığı, olay yerinde yapılan arama faaliyeti sırasında sanığın aracının yanında beklediği görüldüğü, çevrede yapılan aramalarda sarığa ait aracın 10 veya 15 metre ilerisinde poşetler halinde mezarlığın içinde dava konusu süs balıklarının ele geçirildiği, bu şekilde gerçekleşen olaylar esnasında balıkların sanığa aidiyetine ilişkin kesin bir tespit yapılamadığı anlaşılmakla, sanığın aşamalardaki savunmaları, tutanak tanığının beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yakalandığı yere yaklaşık 15 metre uzaklıkta bulunan kaçak eşyanın sanığa ait olduğuna dair savunmasının aksine, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gibi bu eşyaların sanığa aidiyetinin kabulü halinde dahi eyleminin suça teşebbüs aşamasına uluşmamış hazırlık hareketi niteliğinde olduğu gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanığın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.